Emre Aydın

Gönderen Konu: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler  ( 7924 Okunma )

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« : 03 Temmuz 2008, 22:30:20 »
Sinema ve tiyatroya dair güncel haberleri bu başlık altında paylaşalım. Vizyondaki veya gelecek olan filmler/oyunlar dışında sinema ve tiyatroya dair güncel ne varsa burada ağırlıyoruz.


Önemli Not: Başlık Güncel Tutulmakla Beraber, "Paylaşım İçin Teşekkürler" vb. Yorumlar Almayalım Mümkün Mertebe!....


emre aydın

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #1 : 03 Temmuz 2008, 22:31:30 »
Dünyadan ve Türkiye’den seçme belgeselleri seyirciyle buluşturmaya hazırlanan DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri, 8 Temmuz’da başlıyor. Etkinlik boyunca 22 ülkeden 60’tan fazla film gösterilecek.


8-13 Temmuz tarihlerinde Fransız Kültür Merkezi ve Pera Müzesi’nde gerçekleşecek olan “DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri”, belgesel meraklılarını zengin bir programla karşılamaya hazırlanıyor.
 
Avrasya Sanat Kolektifi (ASK) tarafından gerçekleştirilen etkinliğin bu yılki ana teması “Neden Demokrasi? Neden Belgesel” olarak belirlendi.
 
Belgesel Günleri’nde Peru’dan Hindistan’a, Küba’dan Finlandiya’ya, Japonya’dan Arjantin’e, Mısır’dan Çin’e dünyanın 22 ülkesinden 60’ın üzerinde film seyirciyle buluşacak.
 
Bunlar arasında, festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelecek olan ‘belgeselin babası’ olarak tanınan Nick Fraser’in BBC adına yapımcılığını üstlendiği sekiz film yer alıyor. Ayrıca Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD) belirlediği 16 film, Yerli Belgesel Seçkisi başlığı altında gösterilecek.
 
DOCUMENTARIST kapsamında, bir kısmı 2008 yapımı çok taze belgeseller de var. Tony Gatlif’in kızı, belgesel ve klip yönetmeni Elsa Dahmani’nin Balkan Beat Box grubuyla ilgili yaptığı “Bir Çeşit Ev / Kind of Home” adlı kısa belgeselinin ‘dünya pömiyeri’ İstanbul’da yapılacak.
 
Avrupa’da yaşayan Türk belgeselcilerin son filmleri de etkinlik kapsamında Türkiye’de ilk kez seyirciye ulaşacak.
 
Etkinlik programında, tam 15 yıl önce 2 Temmuz’da Sivas’ta yaşanan kıyımla ilgili biri Hollanda yapımı olmak üzere iki belgesel yer alıyor.
 
Yine 1993 Temmuz’unda Bosna’da Sırp milislerinin gerçekleştirdiği Srebrenica katliamı, DOCUMENTARIST’te BBC’nin gerçekleştirdiği önemli bir filmle gündeme gelecek.
 
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Tuzla’daki işçi ölümlerine dair yeni yapılmış iki belgesel de seyirciye sunulacak.
 
Belgesel gösterimleri, Fransız Kültür Merkezi ile Pera Müzesi’nde gerçekleşecek. Nick Fraser’ın, Storyville belgesel kuşağının öyküsü ile “Why Democracy?” projesini konu alan iki günlük masterclass’ı ise, 12-13 Temmuz’da Pera Müzesi’nde yapılacak.
 
Etkinlik kapsamında, belgesel fotoğrafçı Fatih Pınar’ın İkinci İntifada’nın başlarında çektiği karelerden oluşan “60 Yıl Sonra, 6 Yıl Önce: Filistin” başlıklı fotoğraf sergisi ile Istanbul’un çeşitli mekanlarında gerçekleştirdiği “Yürüyen Fotoğraflar” başlıklı multimedia çalışmaları Fransız Kültür Merkezi’nde izlenebilir. DOCUMENTARIST’te yönetmenlerle söyleşiler ve değişik başlıklarda sohbetler de gerçekleştirilecek.
 
Organizasyonunu Avrasya Sanat Kolektifi tarafından üstlendiği DOCUMENTARIST, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Avrupa Kültür Başkenti İstanbul 2010, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, British Council ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştiriliyor.

Daha fazla bilgi için: www.documentar-ist.org

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #2 : 03 Temmuz 2008, 22:38:12 »


                                     
15. ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ’NDE ÖDÜLLER
                                     BU GECE YAŞANAN MUHTEŞEM BİR TÖRENLE
                                     SAHİPLERİNİ BULDU...
                                     


EN İYİ FİLM ÖZCAN ALPER’İN YÖNETTİĞİSONBAHAROLDU.....

BÜYÜK JÜRİ YILMAZ GÜNEY ÖZEL ÖDÜLÜ TEMEL KURAN’IN YÖNETTİĞİ MADE IN EUROPEFİLMİNE VERİLDİ…
 
EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜNE
MADE IN EUROPE FİLMİYLE İNAN TEMEL KURAN DEĞER GÖRÜLDÜ…

 
HALK JÜRİSİ ÖDÜLÜ İSE ÇAĞAN IRAMAK’IN YÖNETTİĞİ
ULAK FİLMİNE GİTTİ

 
Ülkemizin en önemli festivallerinden biri olan Altın Koza Film Festivali’nde ödüller bu gece yaşanan muhteşem bir törenle sahiplerini buldu. Ülkemizde son dönem çekilen Türk filmlerinin yarıştığı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü Özcan Alper’in yönettiği Sonbahar’a verilirken, Büyük Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü ise İnan Temel Kuran’ın yönettiği Made In Europe’ın oldu. 
 
Başladığı günden bu yana ülkemizin güneyinden sinema fırtınası estiren 15. Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Son dönemde çekilen 12 Türk filminin yarıştığı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Özcan Alper’in yönettiği Sonbahar oldu. Büyük Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü İnan Temelkuran’ın yönettiği Made In Europe filmine verildi. Jüri Özel Ödülü ise yaratıcı ortak çalışma nedeniyle Sonbahar filminin yönetmeni Özcan Alper, görüntü yönetmeni Feza Çaldıran ve sanat yönetmeni Canan Çayır’a gitti. Festivalin En İyi Yönetmen Ödülü’nü ise Made In Europe filmiyle İnan Temelkuran aldı.
 
En İyi Görüntü Yönetmeni ödülü Nokta filmiyle Ercan Yılmaz’a, En İyi Sanat Yönetmeni Gölge filmiyle Selda Çiçek’e verilirken; 15. Altın Koza Film Festivali’de En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, Ara filmindeki rolüyle Selen Uçar ve Gitmek filmindeki rolüyle Ayça Damgacı arasında paylaştırıldı.
 
En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü ise Made In Europe filminin 18 erkek oyuncusuna verildi. Ödül alan isimler şöyle: Teoman Kumbaracıbaşı, Murat Öncül, Ali Çelik, Murat Makçı, Murat Kılıç, Ruhi Sarı, Mustafa Kırantepe, Hasan Şahintürk, Barış Yıldız, Emin Gürsoy, İnan Temelkuran, Güven İnce, Kadir Çermik, Ali Rıza Kubilay, Öner Erkan, A. Mümtaz Taylan, İnan Ulaş Torun ve Aykut Kayacık.
 
En İyi Yarımcı Kadın Oyuncu Ödülü, Sonbahar filmindeki oynuyla Megi Kobaladze’ye, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü ise Gölge filmindeki oynuyla Serkan Ercan’a verildi.
 
Umut Veren En İyi Genç Kadın Oyuncu kategorisinde ise ödüle Saklı Yüzler filmiyle Şenay Aydın değer görülürken, aynı kategoride En İyi Genç Erkek Oyuncu ödülü alan isim Ulak filmindeki rolüyle Kaya Akaya oldu.
 
15. Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Senaryo dalında ödül heykelciğini alan isim Ara filmiyle Ümit Ünal oldu. En İyi Müzik dalında Nokta filmiyle Mazlum Çimen, En İyi Kurgu dalında Ara filmiyle Çiçek Kahraman ödüle değer görüldüler.
 
En İyi Stüdyo Ödülü’nü ise Nokta filmiyle 2/35 ve Beyaz Melek filmiyle Zound paylaştılar.
 
15. Altın Koza Film Festivali’nde Halk Jürisi Ödülü ise Çağan Irmak’ın yönettiği Ulak’a verildi.
 
12 FİLM YARIŞTI

15. Altın Koza Film Festivali’nde ön değerlendirmeyi geçerek, jüri önüne çıkmaya değer görülen 12 film şunlardı:

Ara - Yönetmen: Ümit Ünal
Beyaz Melek – Yönetmen: Mahsun Kırmızıgül.
Gitmek - Yönetmen: Hüseyin Karabey
Gölge - Yönetmen: Mehmet Güreli
Hazan Mevsimi: Bir Panayır Hikayesi – Yönetmen: Mehmet Eryılmaz
Made In Europe – Yönetmen: İnan Temelkuran
Mülteci - Yönetmen: Reis Çelik
Nokta – Yönetmen: Derviş Zaim
Saklı Yüzler – Yönetmen: Handan İpekçi
Sonbahar – Yönetmen: Özcan Alper
Tatil Kitabı – Yönetmen: Seyfi Teoman
Ulak – Yönetmen: Çağan Irmak


ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI JÜRİSİ
Festivalde başkanlığını Derya Alabora’nın yaptığı jüri üyeleri şunlardı: Oyuncu Başak Köklükaya, müzisyen Cahit Berkay, yönetmen Ezel Akay, görüntü yönetmeni Hayk Kirakosyan, oyuncu Lale Mansur, sinema yazarı Murat Özer, yapımcı Sadık Deveci ve yönetmen – senarist Sırrı Süreyya Önder.
 
15. Altın Koza Film Festivali’nin Ödül Töreni bu gece saat 20.00’de Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yapıldı. TRT 2’den canlı olarak yayınlanan törenin sunuculuğunu Ayşe Nur Yazıcı ve Emre Karayel üstlendi.
 
Törene, yerli ve yabancı sinema ve medya konuklarından oluşan yaklaşık 600 kişilik bir davetli grubu katıldı.   
 

AKDENİZ ÜLKELERİ ALTIN KOZA İÇİN YARIŞTI

15. Altın Koza Film Festivali çerçevesinde ilk defa gerçekleştirilen Akdeniz Ülkeleri Uluslar arası Kısa Film Yarışması, Akdeniz ülkelerinde üretilen kısa filmleri izleyici ile buluşturması ve Altın Koza heyecanını dünyaya taşıması bakımından özel bir öneme sahip.
 
Yarışmaya çeşitli Akdeniz ülkelerinden Kurmaca, Belgesel, Canlandırma ve Deneysel olmak üzere toplam dört dalda yaklaşık 150 film başvurmuş ve bunlardan 37’si jüri önüne çıkmaya değer bulunmuştu.
 
Festival kapsamında ilk defa yapılan Akdeniz Ülkeleri Uluslararası Kısa Film Festivali’nde iseKurmaca Dalı’nda En İyi Film Ödülü’nü Bosna Hersekli Sejla Kameric ve Timur Makarevic’in yönettiği ‘Ne Biliyorum (What Do I Know)’ isimli film aldı. Aynı dalda Jüri Özel Ödülü ise yarışmaya Fransa’dan katılan ve yönetmenliğini Nolwenn Lemesle’nin yaptığı ‘Sıd’ isimli filme gitti. Kurmaca dalındaki Mansiyon ödüllerine ise, Yunanistan’dan Maria Magkanari’nin yönettiği ‘Öldürürken Ağlamak (Crying While Being Killed)’ ve Fas’tan Mohammed Nadif’in yönettiği ‘Genç Bayan ve Öğretmen (The Young Lady And The Teacher)’ isimli filmler değer görüldü.
 
Belgesel Dalı’nda ise En İyi Film Ödülü’nü yarışmaya İspanya’dan katılan ‘Jumate’ isimli film aldı. Filmin yönetmeni Diogo Costa Amarante. Aynı dalda Jüri Özel Ödülü ise, yine İspanya’dan David Munoz’un yönettiği ‘Rwandanın Çiçekleri (Flowers of Rwanda)’ isimli filmin oldu.
 
Canladırma Dalı’nda En İyi Film, Portekiz yapımı ‘Candide’ isimli filme verildi. Filmin yönetmeni Zepe (Jose Pedro Cavalheiro).
 
Son olarak Deneysel Dalı’nda ise En İyi Film Ödülü’nün sahibi Türkiye’den Efe Öztezdoğan’ın yönettiği ‘Altyazı (Subtitles)’ isimli film oldu. Aynı dalda Jüri Özel Ödülü ise, yarışmaya Fransa’dan katılan ve Camile Gale ile Manolo Bez’in yönettiği ‘Marsilya (Marseille)’ isimli filme verildi.
 
ÖĞRENCİLER HEYKELCİKLERİ KALDIRDI

15. Altın Koza Film Festivali’nde yapılan ve üniversitelerin iletişim ve güzel sanatlar fakültelerine devam eden öğrencilerin ürettiği filmlerin yarıştığı Ulusal Öğrenci Film Yarışması’nda ise Belgesel Kategorisi’nde En İyi Film Ödülünü Mimar Sinan Üniversitesi’nden Emine Emel Balcı’nın yönettiği ‘Gölün Kadınları’ ve Anadolu Üniversitesi’nden Ersen Çıra ve İhsan Öztürk’ün yönettiği ‘Argu’ adlı filmler paylaştı.
 
Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması Jürisi Kurmaca Kategorisi’nde En İyi Film Ödülü’nün Galatasaray Üniversitesi’nden Can Kılcıoğlu’nun yönettiği ‘Yoldaki Kedi’ adlı filme verilmesine, ayrıca Marmara Üniversitesi’nden Cem Öztüfekçi’nin yönettiği ‘Ayak Altında’ adlı filme Jüri Özel Ödülü verilmesine karar verdi.
 
Canlandırma Kategorisi’nde En İyi Film Ödülü Anadolu Üniversitesi’nden Denizcan Yüzgül’ün yönettiği ‘Aquarium’ adlı filme verildi. Anadolu Üniversitesi’nden Mert Kızılay’ın yönettiği ‘Yar’ adlı filmi ise Jüri Özel Ödülü aldı.

Deneysel Kategorisi’nde ise En İyi Film Ödülü Ankara Üniversitesi’nden Eray Mert’in yönettiği ‘Ah Aklımdan Ölümüm Geçer’ adlı filme verildi.   
 
Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’na ülkemizdeki çeşitli üniversitelerden 102 film başvurmuş ve bunlardan 32’si yarışmaya alınmıştı.
 
TÜRK VE DÜNYA SİNEMASININ SEÇKİN ÖRNEKLERİ
SEYİRCİYLE BULUŞTU


2 Haziran’da başlayan ve bu yıl onbeşinci defa gerçekleştirilen Altın Koza Film Festivali, Türkiye’de ve dünyada üretilen ve çeşitli festivallerde ödül alan filmleri sinemaseverlerle buluşturdu.
 
Festival boyunca Dünya Sineması, Akdeniz Sineması, Romy Schneider 70 Yaşında!, En İyi 10 Türk Filmi, Kıssadan Hisseye Dünya, Altın Koza Kısa Film Seçkisi, Belgesel Gösterimleri ve KısacaAdana bölümlerinin yanında, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Akdeniz Ülkeleri Uluslararası Kısa Film Yarışması, Ulusla Öğrenci Filmleri Yarışması ile Onur Ödülleri ve Türk Sineması’nda Bir Usta Oyuncu bölümleri kapsamında 9 sinema salonunda 176 film, dönüşümlü olarak 217 seansta gösterime sunuldu.

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #3 : 18 Temmuz 2008, 20:11:32 »
Dünyadan ve Türkiye’den seçme belgeselleri seyirciyle buluşturmaya hazırlanan DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri, 8 Temmuz’da başlıyor. Etkinlik boyunca 22 ülkeden 60’tan fazla film gösterilecek.


8-13 Temmuz tarihlerinde Fransız Kültür Merkezi ve Pera Müzesi’nde gerçekleşecek olan “DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri”, belgesel meraklılarını zengin bir programla karşılamaya hazırlanıyor.
 
Avrasya Sanat Kolektifi (ASK) tarafından gerçekleştirilen etkinliğin bu yılki ana teması “Neden Demokrasi? Neden Belgesel” olarak belirlendi.
 
Belgesel Günleri’nde Peru’dan Hindistan’a, Küba’dan Finlandiya’ya, Japonya’dan Arjantin’e, Mısır’dan Çin’e dünyanın 22 ülkesinden 60’ın üzerinde film seyirciyle buluşacak.
 
Bunlar arasında, festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelecek olan ‘belgeselin babası’ olarak tanınan Nick Fraser’in BBC adına yapımcılığını üstlendiği sekiz film yer alıyor. Ayrıca Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD) belirlediği 16 film, Yerli Belgesel Seçkisi başlığı altında gösterilecek.
 
DOCUMENTARIST kapsamında, bir kısmı 2008 yapımı çok taze belgeseller de var. Tony Gatlif’in kızı, belgesel ve klip yönetmeni Elsa Dahmani’nin Balkan Beat Box grubuyla ilgili yaptığı “Bir Çeşit Ev / Kind of Home” adlı kısa belgeselinin ‘dünya pömiyeri’ İstanbul’da yapılacak.
 
Avrupa’da yaşayan Türk belgeselcilerin son filmleri de etkinlik kapsamında Türkiye’de ilk kez seyirciye ulaşacak.
 
Etkinlik programında, tam 15 yıl önce 2 Temmuz’da Sivas’ta yaşanan kıyımla ilgili biri Hollanda yapımı olmak üzere iki belgesel yer alıyor.
 
Yine 1993 Temmuz’unda Bosna’da Sırp milislerinin gerçekleştirdiği Srebrenica katliamı, DOCUMENTARIST’te BBC’nin gerçekleştirdiği önemli bir filmle gündeme gelecek.
 
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Tuzla’daki işçi ölümlerine dair yeni yapılmış iki belgesel de seyirciye sunulacak.
 
Belgesel gösterimleri, Fransız Kültür Merkezi ile Pera Müzesi’nde gerçekleşecek. Nick Fraser’ın, Storyville belgesel kuşağının öyküsü ile “Why Democracy?” projesini konu alan iki günlük masterclass’ı ise, 12-13 Temmuz’da Pera Müzesi’nde yapılacak.
 
Etkinlik kapsamında, belgesel fotoğrafçı Fatih Pınar’ın İkinci İntifada’nın başlarında çektiği karelerden oluşan “60 Yıl Sonra, 6 Yıl Önce: Filistin” başlıklı fotoğraf sergisi ile Istanbul’un çeşitli mekanlarında gerçekleştirdiği “Yürüyen Fotoğraflar” başlıklı multimedia çalışmaları Fransız Kültür Merkezi’nde izlenebilir. DOCUMENTARIST’te yönetmenlerle söyleşiler ve değişik başlıklarda sohbetler de gerçekleştirilecek.
 
Organizasyonunu Avrasya Sanat Kolektifi tarafından üstlendiği DOCUMENTARIST, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Avrupa Kültür Başkenti İstanbul 2010, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, British Council ve Vehbi Koç Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştiriliyor.

Daha fazla bilgi için: www.documentar-ist.org

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #4 : 18 Temmuz 2008, 20:12:04 »
Hamile adamın filmi çekilecek

ABD'de geçen ay doğuran dünyanın ilk ''hamile erkeği'' Thomas Beatie'nin hayatı filme alınacak


İngiliz film ve TV şirketi September Films'in, bir kadın olarak dünyaya gelen, ancak hormon tedavisiyle erkek olan Beatie'nin hikayesini anlatacağı filmi Kanal 4'te gösterilecek.

4 firma arasından Beatie'nin hikayesini Kanal 4 için filme çekme hakkını kazanan September films belgeselde, Beatie'nin çocukluğunu, cinsel kimliğiyle mücadelesini, gebeliğini ve kızını dünyaya getirmesini anlatacak.

Erkekliğe geçerken kadın üreme organlarını koruyan 34 yaşındaki Beatie 29 Haziranda bir kız bebek dünyaya getirmişti.
 
Kendi yumurtalarının bir donörden alınan spermlerle döllenmesi sonucu gebe kalan Beatie'nin hamileliği, ilk duyulduğunda tüm dünyada şaşkınlık yaratmıştı.

Tracy Lagondino adıyla dünyaya gelen Beatie, Hawaii'de geçen çelişkili gençliğini kaleme aldığını açıklamıştı.

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #5 : 18 Temmuz 2008, 20:13:29 »
Sherlock Holmes, beyaz perdeye dönüyor

Sinema sektörü yayın organı Hollywood Reporter'ın haberine göre, sinema dünyası için bu yazın gözde ismi Sherlock Holmes oldu.


Holmes ile ilgili iki projeden biri, Madonna'nın İngiliz yönetmen eşi Guy Ritchie'nin imzasını taşıyor. Filmde, son olarak "Demir Adam-Iron Man" adlı yapımda izleyiciyle buluşan Robert Downey J.R'ın Sherlock Holmes'u canlandırması düşünülüyor. Oyuncunun bu film için oturduğu görüşme masasında anlaşma noktasında bulunduğu ifade edildi.

The Warner Bros.'a ait olan filmin çekimlerine sonbaharda başlanması planlanıyor. Yapımcılığını da Robert Downey J.R'ın eşi Susan Downey'nin üstleneceği film, 2010 yılında seyirciyle buluşacak.


''Borat''da Sherlock Holmes olacak

"Borat" filmiyle tanınan İngiliz aktör Sacha Baron Cohen da yeni komedi filminde tüm zamanların en meşhur dedektifi Sherlock Holmes'u canlandıracak.

Columbia Pictures yapımı projede rol alması için Kazak gazeteci Borat'ın maceralarını anlatan filmle tanınan Sacha Baron Cohen ve Will Ferrell ile anlaşmaya varıldı.

Henüz ismi belirlenmeyen komedi filminde Cohen, Sherlock Holmes'u, Will Ferrell ise yardımcısı Watson'ı canlandıracak. Senaryosunu Etan Cohen'ın kaleme aldığı filmin yapımcılığını Judd Apatow ile Jimmy Miller üstlenecek.

Arthur Conan Doyle'un "Sherlock Holmes" öykülerinden esinlenilerek beyazperdeye aktarılacak film, Sacha Baron Cohen ile Will Ferrell'ı 2006 yapımı "Talladega Nights" adlı filmden sonra ikinci kez bir araya getirecek.


Efsane dedektif Sherlock Holmes

Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan Sherlock Holmes'un ilk öyküsü, 1887 yılında "Kızıl Soruşturma" adıyla yayımlandı.

Dedektif kahramanlar içinde en çok tanınanı olan Sherlock Holmes, olayları gözlem ve sorduğu soruların cevaplarını birleştirerek çözmesiyle tanındı. Ortağı Watson ile birlikte her türlü ipucunu değerlendiren Holmes, sigara izmaritlerinden el yazılarına, ayak izlerinden yiyeceklere kadar her türlü delili mercek altına almasıyla ünlü oldu.

Ortağı Watson ile zaman zaman tatlı atışmalarda da bulunan Sherlock Holmes, kendi dönemi için garip zevkleri bulunan bohem bir karakterdi. Usta bir eskrimci olan, çok iyi keman çalan Holmes, kendiyle övünmeyi de kimi zaman uç noktalara vardırdı.

Scotland Yard dedektifleri tarafından bilgisine ve olayları çözmedeki yeteneğine sık sık başvurulan Holmes'un sonraki yıllardaki maceralarında kendinden daha zeki ve yetenekli olan ağabeyi de yer aldı.

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #6 : 18 Temmuz 2008, 20:21:21 »
''Garfield'' yeni maceralarla geliyor

Dünyanın en komik, ünlü ve sevilen kedisinin Komedi Festivali'ni ve sevgilisi Arlene'i kazanmak için verdiği mücadeleyi anlatan ''Garfield's Fun Fest / Garfield Komedi Festivali'' 29 Ağustos'ta vizyona girecek.


AA muhabirinin United International Pictures (UIP) Türkiye'den aldığı bilgiye göre, senaryosunu Garfield serisinin yaratıcısı Jim Davis'in yazdığı, "Cesur Balık" ve "Garfield Geri Dönüyor" filmlerinin yönetmeni Mark Dippe ile Kyung Ho Lee'nin yönettiği film hakkında ilk bilgiler yayınlanmaya başladı.
 
"Garfield Komedi Festivali"nde "Garfield"i yine Okan Bayülgen seslendirdi. Filmde "Bekçi" karakterine Ahmet Erez, "Roger" karakterine Serhan Arslan, "Charles" karakterine Ayhan Kahya, "Freddy" karakterine Devrim Parscan ses verdi.
 
Bugüne kadar Türkiye sinemalarında "Garfield" filmlerini 938 bin kişi izledi. Dünyada 135 milyon "Garfield" kitabı satıldı.


''Garfield 'Komik Su'yun peşinde''

Dünyanın en tembel, açıkgöz ve sevimli kedisi Garfield'ın yeni macerasının konusu şöyle:
 
"Garfield, çizgi roman dünyasının en eğlenceli performansının ödüllendirildiği 'Komedi Festivali'nde uzatmalı sevgilisi Arlene ile bugüne kadar defalarca birincilik kazanmıştır.
 
Ancak bu yıl Garfield tek başına yarışmak zorunda kalır. Çünkü çizgi roman dünyasına yeni adım atan yakışıklı kedi Ramone, çok kısa sürede inanılmaz bir hızla çok sayıda hayran edinmiş ve bu arada Garfield'ın uzatmalı sevgilisi Arlene'in de kalbini kazanmıştır.
 
Yükselen değer Ramone ile Arlene'in birlikte sergilediği tango dansının izleyicilerin büyük beğenisini ve takdirini kazanması üzerine Garfield ümitsizliğe kapılır ve eski popülerliğini elde edebilmek için çareler aramaya başlar.
 
Bu amaçla da Garfield ile sadık dostu Odie, Garfield'a 'Komedi Festivali' birincilik ödülünü kazandıracağı söylenen efsanevi 'komik su'yu bulmak için bir yolculuğa çıkarlar.
 
Bu suyun, dünyanın ilk komedyeni Freddy Frog'u yarattığı söylenmektedir. Yolculuk boyunca çeşitli sınavlardan geçen, çeşitli engellerle karşılaşan kahramanlarımız Garfield ile Odie sonunda Freddy Frog'la tanışmayı başarırlar.
 
Freddy Frog ihtiyaç duyduğu mizah gücünün aslında kendi içinde olduğunu Garfield'ın anlamasına yardımcı olur. Garfield artık ne pahasına olursa olsun 'Komedi Festivali' yarışmasına geri dönmelidir.
 
Bunu yapmadığı takdirde yükselen değer Ramone hem yarışmayı hem de Arlene'i kazanacaktır."



Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #7 : 18 Temmuz 2008, 20:22:16 »
Efsane dağın belgeseli çekiliyor

Iğdır Valisi Saffet Karahisarlı, Ağrı Dağı ile ilgili belgesel çekimlerinin sürdüğünü bildirdi.


Karahisarlı, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin önemli doğa alanlarından biri olan Ağrı Dağı'nı her yönüyle anlatmak amacıyla hazırlanan belgesel çekimlerinin sürdüğünü belirterek, "Ağrı Dağı ile ilgili ilk kez bu kadar kapsamlı bir belgesel çalışması yapılıyor" dedi.

Ulusal Doğa ve Kültür Belgeselleri Derneği'nce hazırlanan belgeselde, Ağrı Dağı'nın ekosistem özelliklerinden, barındırdığı biyolojik çeşitliliğe kadar birçok bilginin yer alacağını anlatan Karahisarlı, "Valilik tarafından desteklenen belgesel çekimleri sürmektedir. Ayrıca yapılan bu çalışma kitap haline de getirilecektir" diye konuştu.

Çekimleri yürüten Dr. Serkan Yılmaz da yaptığı yazılı açıklamada, belgeselin çekimine Çevre ve Orman Bakanlığı ile Iğdır Valiliği'nin destek verdiğini belirterek, geçen yıl Ekim ayında başlanan çekimlerin önümüzdeki yıl Temmuz ayında tamamlanacağını bildirdi.



Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #8 : 18 Temmuz 2008, 20:23:27 »
'17 Ağustos Depremi' film olacak

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin sponsorluğunu üstlendiği ve yönetmenliğini Ezel Akay'ın yapacağı ''Her şeyin bittiği yerden'' adlı film, 17 Ağustos Marmara depremini konu edecek.


Büyükşehir Belediyesi VIP Salonunda düzenlenen törende, yönetmen Ezel Akay ile yapımcı Sami Dündar, filmin sponsorluğuyla ilgili Büyükşehir Belediyesi Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile birlikte protokol imzaladı.

Protokol gereğince Büyükşehir Belediyesi, Gölcük'ün deprem sonrasındaki durumunu anlatan sahnelerin oluşturulmasında destek verecek. Kent Konut A.Ş ve Fen İşleri Dairesince de filmin göçük ve yıkıntı sahneleri için gereken inşaat çalışmaları gerçekleştirilecek.
 
Filmin yapımcılığını depremde 27 saat göçük altında kalan Sami Dündar üstlenecek.

Başrolleri Okan Bayülgen ve Meltem Cumbul'un paylaşacağı filmin çekimlerine depremin yıl dönümü olan 17 Ağustos'ta başlanacak.

Depremin tüm yönleriyle ele alınacağı filmin gelecek yıl mart ayında vizyona girmesinin planlandığı kaydedildi.
 
Yönetmen Akay, protokolün imzalanmasının ardından filmin ko nusu hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.

"Film, Kocaeli ve dünyanın deprem sonrasındaki dayanışma ve yardımlaşmasını gözler önüne serecek" diyen Akay, Sami Dündar'ı Okan Bayülgen'in canlandıracağını kaydetti.

Filmin, Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu'nun teklifi üzerine çekileceğini dile getiren Akay, "Büyükşehir Belediyesi film için her anlamda büyük destek verdi. Film platolarının inşasından, bina maketi yapımına kadar ekipleriyle yanımızda olacak" diye konuştu.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ise depremin verdiği acıdan önemli dersler çıkardıklarını belirterek, asıl önemli olanın depreme karşı önlemleri almak ve ona göre yaşamak olduğunu vurguladı.

17 Ağustosta inşaat ve yapı malzemelerinin sağlam olması halinde zayiatın en fazla yüzde birinin verileceğini savunan Karaosmanoğlu, "Bu film bize yaptığımız hataları da gösterecek" dedi.

27 saat göçük altında kalmıştı
Filmin yapımcısı ve 17 Ağustos depreminde 27 saat boyunca göçük altında kalan Sami Dündar da depremin izlerini halen üzerinde taşıdığını kaydetti.

Dündar, şöyle konuştu:

"Geceleri hala uyuyamıyorum. İstanbul'da yaşıyorum ve İstanbul için de olası deprem söylentileri var. Depremin ardından Kocaeli büyük ilerleme kaydetti.
 
Başkan Karaosmanoğlu, bana kenti gezdirdiğinde kentsel dönüşüm projesinde depreme dayanıklı binaları hayata geçirdiğini gördüm. Bu da büyük bir güven yaratıyor. Depremi burada yaşamama rağmen, gördüğüm bu güven sayesinde Kocaeli'nde yaşamak istiyorum, buradan ev bakıyorum."

Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 30 milyon dolarlık bütçesi olacak filmin çekimleri için eski SEKA İzmit İşletmesinin 600 dönümlük arazisini film ekibine tahsis etti. Aynı zamanda deprem anını görüntüleyecek bina yıkımları için Erenler ve Cedit Mahallelerinde 5 bina yıkım için hazırlandı. Filmde kullanılacak 42 bina maketi ve diğer inşaat çalışmaları da Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak.

Çevrimdışı PeNa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2001
  • Rep puanı: 20
  • Cinsiyet: Bayan
  • Engelmiydim ßeN..! İqne miydim?
Ynt: Sinema ve Tiyatro ile ilgili Güncel Haberler
« Yanıtla #9 : 18 Temmuz 2008, 20:26:18 »
3 Mart 2008 Pazartesi akşamı TİM Maslak Show Centerda düzenlenecek törenle verilecek 40. SİYAD - Türk Sineması Ödüllerine 11 dalda aday olan film ve sanatçılar...


EN İYİ FİLM

ADEM’İN TRENLERİ (Yapımcılar: Cengiz ERGUN, Ozan ERGUN, Metin SOLTAY, Serkan ÇAKARER)
KABADAYI (Yapımcılar: Mine VARGI, Ömer VARGI, Murat AKDİLEK)
MUTLULUK (Yapımcı: Abdullah OĞUZ)
SİS VE GECE (Yapımcılar: Turgut YASALAR, Zafer ÇELİK, Baha SERTER, Temel KERİMOĞLU, Kadir ALBAŞ)
YUMURTA (Yapımcı: Semih KAPLANOĞLU)

EN İYİ YÖNETİM

Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
Barış PİRHASAN (Adem’in Trenleri)
Onur ÜNLÜ (Polis)
Semih KAPLANOĞLU (Yumurta)
Turgut YASALAR (Sis ve Gece)

EN İYİ SENARYO

İsmail DORUK (Adem’in Trenleri)
Kubilay TUNÇER, Elif AYAN, Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
Semih KAPLANOĞLU, Orçun KÖKSAL (Yumurta)
Turgut YASALAR (Sis ve Gece)
Yavuz TURGUL (Kabadayı)

EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Cem ÖZER (Adem’in Trenleri)
Haluk BİLGİNER (Polis)
Kenan İMİRZALIOĞLU (Kabadayı)
Murat HAN (Mutluluk)
Nejat İŞLER (Yumurta)

EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Fadik Sevin ATASOY (Zeynep’in Sekiz Günü)
Nurgül YEŞİLÇAY (Adem’in Trenleri)
Özgü NAMAL (Mutluluk)
Saadet Işıl AKSOY (Yumurta)
Şenay AYDIN (Saklı Yüzler)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI

Hakan BOYAV (Barda)
İlyas SALMAN (Sis ve Gece)
Rasim ÖZTEKİN (Kabadayı)
Ufuk BAYRAKTAR (Yumurta)
Volga SORGU (Barda)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI

Aslı TANDOĞAN (Kabadayı)
Derya ALABORA (Adem’in Trenleri)
Selma ERGEÇ (Sis ve Gece)
Yıldız KENTER (Beyaz Melek)
Zeynep TOKUŞ (Beyaz Melek)

EN İYİ GÖRÜNTÜ

Eyüp BOZ (Beyaz Melek)
Gökhan ATILMIŞ (Sis ve Gece)
Mirsad HEROVIC (Mutluluk)
Özgür EKEN (Yumurta)
Peter STEUGER (Adem’in Trenleri)

EN İYİ SANAT YÖNETİMİ

B. Filiz EKİNCİ, Hakan DÜNDAR (Son Osmanlı “Yandım Ali” )
Mustafa Ziya ÜLKENCİLER (Mavi Gözlü Dev)
Naz ERAYDA (Yumurta)
Nezih DİKİŞOĞLU (Adem’in Trenleri)
Tolunay TÜRKÖZ (Mutluluk)

EN İYİ MÜZİK

Cengiz ONURAL, Cenk ERDOĞAN (Sis ve Gece)
Mehmet ERDEM, Özgür AKGÜL, Alp Erkin ÇAKMAK (Polis)
Selim DEMİRDELEN (Barda)
Sunay ÖZGÜR, Ender AKAY (Adem’in Trenleri)
Zülfü LİVANELİ (Mutluluk)

EN İYİ KURGU

Ahmet Can ÇAKIRCA (Polis)
Ayhan ERGÜRSEL, Suzan Hande GÜNERİ, Semih KAPLANOĞLU (Yumurta)
Aylin ZOI TİNEL (Adem’in Trenleri)
Levent ÇELEBİ, Abdullah OĞUZ (Mutluluk)
Serhan KAZAR (Sis ve Gece)

ONUR ÖDÜLLERİ

1960’ların sonlarından itibaren sinemamıza kazandırdığı ve kazandırmaya devam ettiği onca karakter, bazıları birer kilometre taşı olan sayısız kompozisyon, benzersiz ve son derece çarpıcı performanslar, Türk sinemasının gelişmesi için verdiği emekler, sinemanın her zaman ihtiyacı olan jön kavramına yüklediği ekstra anlamlar ve genç oyunculara örnek olan duruşuyla sinemamızın usta aktörü sen. Kadir İnanır; 1970’lerin ortasında televizyon dünyasının unutulmaz dizisi “Aşk-ı Memnu”daki Bihter karakteriyle başlayan, sonrasında birbirinden önemli kompozisyonla devam eden, sinemamızın kadın oyuncuya bakışını yeniden birçimlendiren ve sinema sanatına yeni bir soluk kazandıran ışıltılı kariyeriyle farkını her daim hissetiren usta aktris sen. Müjde Ar; 1950’lerden bu yana Türk sinemasını şekillendiren onca senaryonun altında yer alan imzası, sinema sanatına sonsuz bir sevgiyle yaklaşan duruşu, yönetmenlik anlamında da etkin çalışmalar ortaya koyan kariyeri ve sinemamızın gelişme sancıları çeken alanı senaryo yazarlığına yaptığı büyük katkılarla duayen senarist sen. Safa Önal, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) tarafından SİYAD Onur Ödülü’ne değer bulunmuştur.

EMEK ÖDÜLÜ

1960’lardan bu yana sinema sanatının Türkiye’deki gelişimi ve tanınması için harcadığı çabalar, özellikle Avrupa sinemasının ülkemizde ticarî dolaşım ağına girmesi konusunda yaptığı katkılar, Türkiye’de bir türlü gelişemeyen animasyon sinemasının yol almasına verdiği destekler ve sinemacılığın her alanında çalışmış olmanın getirdiği engin deneyimle sinema dünyasında saygın bir yer edinmiş olan sen. Üstün Karabol, SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) tarafından SİYAD Emek Ödülü’ne değer bulunmuştur...