Vücut kompozisyonundaki, yağ kitlesinin artışı, yağsız doku kitlesinin azalması ve kemik yoğunluğunun azalmasını içeren derin değişiklikler ilerleyen yaşla ilişkilidir. Yaşlılıkta fiziksel aktivite daha çok enerji ve gıda alımına ve dolayısıyla daha kaliteli bir hayat sürdürmeyi sağlar. Yaşlanmamaya bağlı olarak bireyler fonksiyonel yeteneklerinin azalıp kaybolduğunu, fiziksel bağımlılığın arttığını ve hayat kalitesinin azaldığını gözlemlerler. Fonksiyonel yeteneklerin kaybolmasının başlıca sorumlusu hareketsiz yaşam tarzıdır. Hareketsiz ve durağan bir yaşam tarzı hastalıklara neden olan ve fiziksel özürlülükle neticelenen bir durumdur.
Bisiklete binmek, bahçe işleri ile uğraşmak, düşük ritimli koşma ve yürüme gibi egzersizler günlük yarım saat süre ile yapıldığında yaşlılık dönemi için uygundur.