Emre Aydın

Gönderen Konu: Havale  ( 203 Okunma )

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mor Düş

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2643
  • Rep puanı: 23
  • Cinsiyet: Bayan
    • Emre Aydın
Havale
« : 16 Nisan 2009, 14:06:28 »
Havale nedir?   
Beyin bizim bütün hareketlerimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi kontrol eden merkezdir. Beyin hücreleri elektriksel uyarılar sayesinde işbirliği içinde çalışırlar. Bazen bir grup hücreden anormal elektriksel uyarı çıkar. Havale (konvülsiyon) beyin hücrelerinin anormal elektriksel uyarısı nedeni ile gelişen istek dışı hareketlere, bilinç kaybına, davranışlara veya hislere verilen addır. Havalenin şekli anormal uyarının çıktığı beyin bölgesine göre değişir.
Bazı kişilerde, beynin ani elektriksel uyarılar çıkarmaya olan yatkınlığı nedeni ile birden fazla sayıda havale geçirmeye sara (epilepsi) denir. Epilepsi bir hastalık değildir, altta yatan başka bir hastalığın belirtisidir.
▲ 
Kimlerde epilepsi görülür?   
Herkeste havale veya epilepsi görülebilir. Herkesin bir havale geçirme eşiği vardır. Buna bağlı olarak bazı kişilerde daha kolay havale olur.
Havalenin çeşitli nedenleri vardır:
Beyin hasarına neden olan kafa yaralanmaları, zehirlenmeler, beyin iltihabı, vs. Bunlar yaşa ve cinse bağlı değildir. Ayrıca çocuklarda görülen yaşa bağımlı epilepsi tipleri vardır ki bunların bir kısmı çocuk büyüdüğünde kendiliğinden düzelebilir.
Toplumun yüzde birinin hayatının bir devresinde havale geçirdiği tahmin edilmektedir.
▲ 
Havale tipleri   
Havaleler kısmi (tek taraflı, fokal, parsiyel), yaygın (jeneralize) olarak iki büyük gruba ayrılır. Ayrıca bu gruplar da kendi içlerinde alt gruplara ayrılırlar.
Beyindeki anormal elektriksel uyarı sadece bir bölümde ise kısmi (fokal) havale görülür. Anormal elektriksel uyarı beynin her yanında ise yaygın (jeneralize) havale görülür.
Kısmi havale sırasında bilinç açık ise basit fokal havale, bilinç kapalı ise kompleks fokal havale denir. Havale vücudun bir yerinden başlayıp tüm vücuda yayılabilir, başlangıçta açık olan bilinç sonra kapanabilir.
Kısmı havale öncesi çocuk bunu hissedebilir veya korku hissi, uyku hali gibi durumlar görülebilir. Bunlara 'aura' denir.
Tonik havalede vücut sertleşir, sonra normale döner.
Tonik-klonik havalede önce sert olur, sonra ritmik kasılmalar görülür.
Miyoklonik havalede hızlı sıçramalar olur.
Atonik havalede vücut gevşer.
Ayrıca dalma, gülme, tuhaf sesler duyma, ışıklar görme şeklinde de havaleler olabilir. Bunlara göre havalenin beynin neresinden kaynaklandığı anlaşılabilir.
▲ 
Havale ne kadar sürer?   
Havale birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar sürebilir. Genellikle 10 dakika içinde kendiliğinden durur.
Havale yarım saatten uzun sürerse veya çocuk bilinci hiç açılmadan yarım saatten daha uzun süre çok sayıda havale geçirirse buna 'status' denir. Bu tehlikeli bir durumdur çünkü bu kadar uzun süre havale geçirince beyin oksijensiz kalır, beyin hasarı gelişme olasılığı yüksektir.
Havale sonrasında çocuk yorgun düşüp bir süre uyur. Bu durumu havale ile karıştırmamak gereklidir.
▲ 
Havale ile karışan durumlar var mıdır?   
Havale ile karışan bazı durumlar vardır. Örneğin küçük çocuklar bazen ağlarken katılırlar, hatta hafif morarırlar. Çocuğun başka bir hastalığı yoksa bu geçici, zararsız bir durumdur. Yüzde, ellerde görülen tikler de havale ile karışabilir. Kalp hastalığına veya bazı zararsız durumlara bağlı olarak görülen ve senkop denen bayılmalar da havale ile karışabilir. Bunların ayırıcı tanısının çocuk nöroloğu tarafından yapılması gereklidir.
▲ 
Havalenin beyne zararı var mıdır?   
Kısa süren havalelerin beyne zararının olmadığı kabul edilmektedir. 15 - 20 dakikadan uzun sürenlerde beyin oksijensiz kalır, beyin hasarı gelişebilir. Havale sırasında çocuğun ağzındaki yiyecekler veya kusmuğu nefes borusuna kaçarsa solunum yolları tıkanır, bu durum tehlike oluşturur. Çocuk caddede yürürken, bisiklete binerken, denizde yüzerken veya iş makineleri ile çalışırken havale geçirirse yine tehlikeli durumlar söz konusu olabilir.
▲ 
▲ 
Epilepsi kalıtsal mıdır?   
Kalıtımın etkili olduğu bazı epilepsi tipleri vardır ancak çoğu kalıtsal değildir.
 
▲ 
Havaleyi uyaran nedenler var mıdır?   
Parlayan, yanıp sönen ışıklar, uykusuzluk, sıcak veya soğuk su ile yıkanma bazı kişilerde epilepsi nöbetini uyarabilir. Ayrıca kan şekerinin çok düşmesi, herkeste havaleye neden olabilir.
▲ 
Epilepsi tanısı nasıl konur?   
Çocukla ve havale ile ilgili bilgilerin çocuk nöroloğu tarafından değerlendirilmesi, çocuğun fizik ve nörolojik muayenesi tanıda ilk aşamadır. Sonra yardımcı tanı yöntemleri kullanılır. Elektroansefalografi (EEG) beynin elektriksel dalgalarını gösterir, tanıya katkıda bulunur. EEG'yi çocuğun bulguları ile birlikte değerlendirmek gerekir. Sadece EEG bulgusuna göre tedaviye başlanamaz.
Beyin görüntülemesi (bebeklerde ultrasonografi, bilgisayarlı beyin tomografisi, manyetik rezonans görüntüleme) epilepsinin nedenini saptamada yardımcıdır. Ayrıca bazı metabolik ve genetik incelemelerin de yapılması gerekebilir. Bütün bunlara çocuk nöroloğu karar verir.
▲ 
Epilepsinin tedavisi nasıl yapılır?   
İlaç tedavisi, cerrahi tedavi kullanılan yöntemlerdir. Önce ilaç tedavisi uygulanır. Bununla havaleler kontrol altına alınamaz ise ilaç ve cerrahi tedavi birlikte denenir.
İlaçlar beynin havale geçirme eşiğini yükseltirler, böylece zamanla beyin havale geçirmemeyi öğrenir. Havale geçirilmemesi için kullanılan ilaçlara antikonvülsan ilaçlar adı verilir. İlacın seçimi havalenin tipine, ilacın yan etkilerine, çocuğun yaşına, başka ilaç alıp almamasına, başka hastalığı olup olmamasına göre değişir.

İlaç havaleyi tam olarak kontrol altına alır mı?
İlaç bazı çocuklarda havaleleri tam olarak kontrol altına alır, bazılarında ise süresini ve sıklığını azaltır. Bu, epilepsinin altta yatan nedenine bağlı olarak değişir. Tek ilaç ile havaleler kontrol altına alınamıyorsa bazen 2, çok nadir olarak 3 ilaç birden kullanılır.

Antikonvülsan ilaçların yan etkileri var mıdır?
Evet, tüm ilaçların yan etkileri vardır. Bazılarının karaciğere ve kemik iliğine olan zararları daha fazladır. Ayrıca, ciltte döküntüler, kusma, davranış bozukluğu, uyku hali, algılama bozukluğu da yapabilirler. İlaçların faydaları ve zararları iyi tartılıp, ondan sonra kullanılmalarına karar verilir. Bu nedenle bazı zararsız, çok nadir havalelerde ilaç kullanılmaz.
Antikonvülsan ilaçlar uyuşturucu değildir, bağımlılık yapmazlar. Ancak birden kesilirse havaleler uyarılabilir.

Kanda ilaç düzeyinin çok yüksek olması ne gibi bulgular verir?
Uyku hali, bilinç bulanıklığı, dengesizlik, kusma, havalelerin uyarılması şeklinde bulgular olabilir.

Antikonvülsan ilaçlar nasıl kullanılmalıdır?
Antikonvülsan ilaçlar her gün düzenli olarak alınmalıdır. İlacın yarılanma ömrüne bağlı olarak 1, 2 veya 3 doz olarak ve çocuğun ağırlığı, diğer aldığı ilaçlar göz önünde bulundurularak günlük miktar doktor tarafından ayarlanır.
Çocuğun ilacı düzenli alması çok önemlidir. Çocuk örneğin antibiyotik gibi başka ilaç da kullanacaksa, aile bunu ilaç etkileşimlerini değerlendirmesi için doktora haber vermelidir.
İlaca ilk başlandığında, havaleler kontrolden çıkarsa, sarılık gelişirse, veya diğer gerekli zamanlarda ilacın kan düzeyini belirlemek, çocuğun kan sayımlarını, karaciğer fonksiyon testlerini kontrol etmek gerekebilir. İlaç dozu sonuçlara göre yeniden ayarlanır.
Kan ilaç düzeyine, genellikle sabah ilacı almadan önce kan alınarak bakılır. Bu şekilde kandaki en düşük düzey saptanır.

Antikonvülsan ilaçlar ne zaman ve nasıl kesilir?
Ortalama 2 yıl havalesiz geçtikten sonra antikonvülsan ilaçlar 6 ayda yavaş yavaş azaltılarak kesilir. Bu süreler epilepsinin altta yatan nedenine, havalelerin kolay ya da zor kontrol altına alınmasına EEG ve beyin görüntülemesi bulgularına bağlı olarak değişir.

Epilepside özel beslenme şekli gerekli midir?
İyi ve dengeli beslenme her çocukta olduğu gibi havale geçiren çocuklarda da gereklidir.
▲ 
Epilepsi ile yaşam   
Epilepsisi olan çocukların yaşamları, eğer havaleleri tam olarak kontrol altına alınabilirse diğer çocuklardan farklı değildir. Havaleler kontrol altına alınana kadar, ilaç kesim süresince ve sonrasındaki bir yılda nöbet açısından daha dikkatli olunmalıdır.
Çocuğun öğretmeni epilepsi, çocuğun aldığı ilaç ve ilk yardım konusunda bilgilendirilmelidir.
Epilepsisi olan çocukta uzun süren havaleler beyin hasarına, hafıza sorunlarına neden olabilir. Ayrıca altta yatan nörolojik sorun, aldığı ilaçlar, öğrenme güçlüklerine, dikkat azlığına yol açabilir. Bu çocuklar için özel eğitim programı gerekebilir.
Çocuk, arkadaşları ile birlikte okul etkinliklerine katılmaya, tehlikesiz sporları yapmaya teşvik edilmelidir. Epilepsisi olan çocuk birçok sporu yapabilir. Yüzmeye yalnız gitmemelidir, deniz yerine gözetim altındaki havuzları tercih etmelidir.
Epilepsisi olan, özellikle havaleleri kontrol altına alınamayan çocuklarda ve ailelerinde depresyon görülebilir. Bu durumda psikolojik destek yararlı olur.
▲ 
Havale geçiren çocuğa ilk yardım nasıl olmalıdır?   
İlk yardım havalenin tipine bağlıdır. Tonik-klonik havale geçiriyorsa yani bütün vücudu kasılıp titriyorsa ve bilinci kapalı ise yardıma gereksinimi olabilir.
Şunlar yapılmalıdır:
1. Sakin olun. Havale başladıktan sonra durduramazsınız. Havale kendi seyrini izleyecektir. Suni solunum, kalp masajı yapmayın.
2. Rahat olarak yere yatırın, giysilerini gevşetin.
3. Çevresinden ona zarar verebilecek sert, kesici eşyaları uzaklaştırın. Başının altına yumuşak bir şey koyun.
4. Yan çevirin, böylece tükürüğü ve kusmuğu ağzından yere akar.
5. Ağzına hiçbir şey koymayın.
6. Havale durduktan sonra eğer istiyorsa uyumasına izin verin.
7. Çocuk arka arkaya havale geçiriyorsa veya havale 5 dakikadan uzun sürmüşse tıbbi destek gereklidir.
Dalma şeklindeki kısa nöbetlerde, bilincin açık olduğu kısmi havalelerde hiçbir şey yapmaya gerek yoktur.
▲ 
Epilepsinin cerrahi tedavisi   
Havalelerin ilaçlar ile kontrol altına alınamadığı durumlarda epilepsi cerrahisi gündeme gelebilir. Cerrahi tedavi kararı hasta çok iyi değerlendirildikten sonra bu konuda deneyimli bir ekip tarafından verilebilir. Bu kararda nöbet tipi, nöbetlerin beynin hangi bölgesinden kaynaklandığı çok önemlidir ve cerrahi öncesi birçok özel testin yapılması gereklidir.
Cerrahi tedavinin iki temel amacı vardır:
Bunlardan ilki, nöbeti tamamen ortadan kaldırmak ya da nöbet sıklığını azaltmak, ikincisi de nöbet şeklinin daha dayanılabilir bir hale dönüşmesini sağlamaktır. Ancak en uygun olduğu düşünülen adaylarda bile bu her zaman mümkün değildir; nöbetler hiç değişmeyebilir, azalabilir, artabilir veya çocukta kişilik değişiklikleri görülebilir.
Cerrahi olarak yapılanları üç ana başlık altında toplamak mümkündür:
Epileptik odağın (havaleye neden olan bölgenin) çıkarılması. Nöbetlere neden olduğu düşünülen ya da nöbetin başlamasına, yayılmasına neden olan beyin bölgesi çıkarılır. Bu yöntem daha çok kısmi (parsiyel) havale tipleri için kullanılır. Odak çok sınırlı ise başarı oranı yüksektir.
   
Beyin yarım küreleri arasındaki ilişkinin kesilmesi. Genellikle beynin bir yarısından başlayan ve diğer tarafa yayılan ciddi havaleleri olan çocuklarda uygulanır. Ancak havaleler tam olarak durmaz, kaynaklandığı beyin yarım küresinde ve onun karşılığı olan vücut yarısında devam eder.
 
Vagus sinirinin kronik olarak (devamlı) uyarılması. Pille çalışan bir alet göğüs cildinin altına cerrahi olarak yerleştirilir, boynun alt kısmında vagus sinirine buradan elektriksel uyarı verilir. Bu şekilde havaleler kısmen azalır. Çocuk antikonvülsan ilaçları almaya devam eder ancak dozu azaltılabilir. Kulak ağrısı, kusma, ses kısıklığı, kalpte ileti bozuklukları gibi yan etkileri olabilir.
Cerrahi işlem uygulanacak hastanın seçimi ve ameliyat sonrası aynı ekip tarafından düzenli olarak izlenmesi, cerrahi sonuçları olumlu yönde etkileyecektir. Cerrahi girişim çok başarılı olsa bile, çoğu kez ilaç tedavisine belirli bir süre devam etmek gerekmektedir.
   
▲ 
Febril konvülsiyon nedir?   
Ateşli havalenin bir çeşididir. Genellikle 3 ay - 6 yaş arası çocuklarda görülür. Ateş, menenjit, ansefalit (beyin iltihabı) dışı bir nedenle yükselmiş olmalı, çocuk daha önce ateşsiz havale geçirmemiş olmalı, çocukta gelişimsel beyin sorunu olmamalıdır. Kalıtım etkilidir. Febril konvülsiyon tanısı koyarken çocuğu iyi değerlendirmek, altta yatan başka sorun olup olmadığını araştırmak gerekir.
Genellikle jeneralizedir, 2 - 3 dakika sürer, havale durunca çocuk hemen kendine gelir, ilaç tedavisi gerekmez. Havale yaklaşık 5 dakikadan uzun sürüyorsa diazepam (diazem) sıvı daha önce ayarlanmış olan dozda makat yolu ile veya midazolam (dormicum) sıvı daha önce belirlenmiş olan dozda buruna damlatılarak kullanılabilir. Bu ilaçlar genellikle 5 dakika içinde havaleyi durdurur. Bu ilaçların dozları çocuk nöroloğu tarafından ayarlanır. Yüksek dozda kullanılırlarsa solunumun durmasına neden olabilirler. Çok nadir durumlarda devamlı ilaç tedavisi kullanılır.
Febril konvülsiyon çoğu kez kısa sürdüğünden, beyin hasarına ve gelişme geriliğine neden olmaz. Bir kez febril konvülsiyon geçiren çocuk tekrar ateşlendiğinde, havalenin tekrarlama olasılığı yaklaşık %30'dur. Febril konvülsiyon geçiren çocuklarda epilepsi gelişme olasılığı %2'dir. Febril konvülsiyon uzun sürerse beyin hasarı ve epilepsi riski artar.
▲ 
Öneriler   
> Çocuğun aktif ilgi ve katılım göstermesini sağlayın.
> Yetkin beyin hücreleri şebekelerinin gelişebilmesi için, söz konusu faaliyetin birçok kez tekrarlanması gerektiğini unutmayın.
> Evinizi çocuk için tehlikesiz hale getirin, onun yeni girişimlerini yüreklendirin.
> Mümkünse, çocuğun dışarıyı izleyebileceği bir pencere ayarlayın.
> Alçak raflar kurarak çeşitli oyuncak, nesne ve kitapların her an çocuğun elinin altında olmasını sağlayın. Oyuncakların rastgele tıkıştırıldığı kutular kullanmayın.
> Yeni nesne ya da oyuncakları çocuğa birer birer sunun. Beyin her yaşta yeniliklere tepki verir, ama çocuklar yeni uyarıcılar ile karşılaştıklarında çevrelerinde tanıdık nesnelerin bulunmasını tercih ederler. Çevredeki ilginç ve parlak renkli görsel uyarıcılar, resimler, posterler, takvimler çocuğun görsel dikkatini çe ker ve hayallerini çeşitlendirir.
> Çocuğun dikkatini çevrenin belirli özelliklerine ya da çevredeki bazı nesnelere çekin. Belli bir anda tek duygusu üzerinde yoğunlaşmasını ve bilgi almasını sağlayın (bak, gör, dokun, kokla, tat, hisset).
> Dil ile duyusal girdiler arasında bağlantı kurmayı alışkanlık haline getirin. Bebeklerle bile olan bitenler üzerine konuşun. Dil, beynin düşünme, öğrenme ve planlamaya ilişkin bir kontrol merkezi olarak gelişebilmesinin aracıdır...