Pis bir eroinmanım, kimse beni istemiyor
20 EKİM: ESKİ BURÇİN GİTTİ
"Hangi aydayız, ayın kaçı bilmiyorum. Yıllar sonra pis bir eroinmanım. Kimin yanında yerim olabilir ki? Banu öğrendiğinde evi terk etmemi istemiş. Melike telefonlarıma çıkmıyor. Sokaktayım. Evden kaçalı 5 yıl oldu. Kötü krizler atlatıyorum. Hastayım, saat öğleden sonra 3 suları. 4 - 5 gibi Recep'le (Recep Duman, uyuşturucu satıcısı) buluşacağım. İnşallah beni tedavi edecek. Ailem yıllardır 'Bu senin hayatın, kararını ver' deyip duruyordu. Şimdi 20 yaşındayım. Bana 'Geri gel, Deniz'le evlen, kurtul' diyorlar. Artık çok geç annecim, babacım. Artık o küçük, mutlu, hayatı seven Burçin yok."
25 Ekim: "Arkadaşlarım Beşiktaş'ta ev tutmuş. Ne resimlerimden, ne gönderdiklerimden haber gelmedi. Önder eve kabul eder sanıyordum ama maalesef beni çok beğeniyor. Favorisi olduğumu söylüyor."
4 KASIM: BEŞ PARASIZIM
"Yine evim yok. Sokaktayım, yani her gün banyo yapacak bir yer arıyorum. Haftada bir kez yıkanıyorum. Onu da yapabilirsem. Tam eroinman oldum. Yıllardır kurtulmak istiyorum. Ailemi aradım. Ama onlar beni kabul etmediler. Tek istedikleri Deniz'le evlenmem. Eroinmanım, o çocuğu da kirletemem. Bu yüzden ondan uzak duruyorum."
"Evim yok. Bir işim de. Param da yok, sevgilim de. Hiçbir şeyim yok. Bütün eşyalarımı, bilgisayarıma kadar sattım. Sadece tablolarım ve giysilerim Burcu'nun deposunda. En samimi arkadaşım, dostum. Banu bile beni istemiyorsa işim bitti demektir. Geçenlerde Taylan aradı ve beni evinin kapısından kovduğuna pişman olduğunu, yanıma gelmek istediğini söyledi. Evim olmadığı için ona gel diyemedim. Cavidan hâlâ pasaportumu vermemekte ısrarlı. Annemi arayıp İzmir'e dönmek istediğimi, orada çalışıp evimizde kalmak istediğimi, sokakta kaldığımı söyledim. Ama babam inatla kabul etmiyor."
"Herkes oruç tutuyor, herkes ailesiyle orucunu açıyor. Bazen reklamları izlerken, ailemle sahura kalktığımız günler aklıma geliyor. Boğazıma yumruk tıkıyorlar sanki, lanet olsun. Çıkıyorum şu b..tan yaşantıdan. Üstüm başım leş gibi. Kaç haftadır üstümde aynı kıyafetler var, utanıyorum. Gece kulübe bile gitmiyorum, acayip çirkinleştim, zayıfladım, kendimden nefret ediyorum. Bazen annemi istiyorum. Ona sarılmak, koklamak, dokunmak. Ama yok, kim bilir nerelerdedir? Tanrım bana öyle birini yolla ki, beni kendimden bile çok sevsin, elimi tutsun. Beni bu pislikten çıkarsın."
14 KASIM: HER ŞEYİMİ SATTIM
"Bilgisayarım, cep telefonum, param, kameram, her şeyimi eroin almak için sattım. Beni bu pisliğe alıştıran, Nedim (Doğan) pisliği, şimdi benden daha mutlu ve ailesiyle... Kurtulmak ve yeniden mankenliğe başlamak istiyorum. Çok mutsuzum. Sebebi, ben Burçin Bircan'dım. Türkiye birincisi olup sonra Dominik Cumhuriyeti'nde dünya üçüncüsü seçildikten sonra bu iğrenç, beş kuruşluk insanların şiddetine maruz kalmam haksızlık!
Bir yere gelmiş olmama rağmen, nasıl oluyor da ben bir b.. yapamıyorum? Tabii her şey o pislik kadın Cavidan Kutlu yüzünden. Ona ömrümün sonuna kadar beddua edeceğim. Allahım, Ramazan gününde diliyorum ki, bir anda her şey tersine dönsün ve inanılmaz bir yükselişe geçeyim."
1 OCAK: SON YAZI...
"Balıklı Rum'da geçen 20 günün sonunda Önder beni çıkardı. Dün yeni yıldı, beni Müge'nin evine bıraktı. Beni Balıklı Rum'a yatıran Önder, artık başımın çaresine bakmam gerektiğini söyledi."
Bircan, bu yazıdan yedi gün sonra, Kozlu Mezarlığı'nda, kolunda iğne delikleriyle ölü bulundu.