Şiire ve Emre Aydın'a ihtiyacımız var!
Gençlerin çok beğendiği bir isim var: Emre Aydın. Onun şarkılarında şiirin ve şiir sanatının önemli yönlerinden olan söz ve anlam sanatlarının izlerini aradım. İzler düşündüğümden çok ve etkileyici çıktı.Gençlerin çok beğendiği bir isim var: Emre Aydın.Onun şarkılarında şiirin ve şiir sanatının önemli yönlerinden olan söz ve anlam sanatlarının izlerini aradım� İzler düşündüğümden çok ve etkileyici çıktı.
* Yorgunsun dedi,
Bu yağmurlar bu yüzden(Olağan bir durumu güzel bir sebebe bağlayarak hüsen-i ta�lil yapılmış.)
* Tutunuyorum uçurum kenarına,
Senin için unutmak için,
Annem için annem için�(için kelimesinde tekrir)
* Çok zor bazen
Avaz avaz susmak
Saklanmak kendine
Kendinden vazgeçmişken(tezat sanatını gördüğüm en iyi örneklerinden özellikle �avaz avaz susmak� müthiş buluş)
* Üşürsen söyle hemen
İçimin camları kapansın(açık istiareye iyi bir örnek)
* Bıraktım öyle kalsın
Bizim gibi darmadağın(teşbih sanatı kullanılmış)
* Sen öyle sana benzeyen her şey gibi
Erirken avuçlarımda (kapalı istiare �buz gibi erimek� kullanılmış)
* Bitmez sandığım şey
En önce bitti
Yani kaybettim seni
Elimle koymuş gibi(Güzel bir tezat örneği. �Elimle koymuş gibi kaybettim� ilginç bir buluş.)
* Ayrı ayrı cümlelerde
İki ayrı kelimeyiz
İki ayrı uzak cadde
Birbirinden habersiz
Ayrı ayrı iki korkak tanık
İki ayrı sus payı
İki yalan gibiyiz
İki hiç kimse
İki ayrı trenle
Uzaklaşan(burada iki kelimesinin tekrarı tekrir sanatına iyi bir örnek oluşturuyor)
* Geniş zamanlar yok
Boğazımda düğümler(burada Emre Aydın�ın kendi ifadesinden de sabit olduğu üzere Behçet Necatigil�e ve �Sevgilerde� şiirine bir telmih var.)
Hemen bir bakışta tespit ettiğim bu söyleyişler bence önemlidir, hatta benzetme ve tezatla ilgili sanatların çoğunu da görmezden geldiğimi ifade etmeliyim.
Bu küçük tespit bence gençlerin sanatı, dolayısıyla şiiri başka biçimlerde kullandığını gösteriyor. Belki de şiirin serüveni yeni bir mecrada sürecek artık. Önce sözlü idi, sonra yazıldı. Muhtemeldir ki bundan böyle dijital ortamlarda kayıtlı olarak yaşayacak şiir.
Mühim olan bizim Necip Fazıl, Fuzuli, Attila İlhan okurken aldığımız zevki duyduğumuz estetik hazzı yaşıyor mu bu gençlik? Zannediyorum o keyfe yakın yerlerde bir algıları var. Mühim olan budur bence. Esas olan bizim okuduklarımızı okumaları değil, bizim aldığımız keyfi almalarıdır.
Şiir bizim mayamızdadır, genlerimizdeki önemli kodlardan biridir. Şekil değiştirebilir, içerik faklılaşabilir, söyleyiş yöntemleri geliştirilebilir ama hep hayatımızdadır hep hayatımızda olacaktır.
Hayri Öztürk, yazdı...Tamamını okumak için tıklayınız;http://www.defterk.com/haber_detay.asp?haberID=2041