Emre Aydın

Gönderen Konu: Emre Aydın Mayıs 2010 Röportajları  ( 3234 Okunma )

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı afet-i insan ∞

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 500
  • Rep puanı: 1
  • Cinsiyet: Bayan
Emre Aydın Mayıs 2010 Röportajları
« Yanıtla #10 : 24 Eylül 2010, 19:09:37 »
iyiymiş (:
' Belki denize ulaşır içimizdeki nehirler birgün... '
  * ea ♥

Çevrimiçi Yorgun Hayaller

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 557
  • Rep puanı: 28
  • Yorgun Hayaller...
Emre Aydın Mayıs 2010 Röportajları
« Yanıtla #11 : 24 Ekim 2010, 21:33:30 »
In İstanbul Dergisi Röportajı - Mayıs 2010

Hüznünü dünyaya anlatmak istiyor

Emre   Aydın�ın yeni albümü �Kağıt Evler�, son ayların en çok dinlenen albümü   oldu. Türkiye�de çok başarılı olan Aydın�ın aklı dünya listelerinde.
Emre   Aydın�la konuşurken şunu fark ediyorsunuz: Onun planları var.   Çalışmaktan geri durmuyor. Üstelik yapmak istediği şeyler hiç de kolay   işler değil. Örneğin, burada iyi bir kariyeri olmasına rağmen binlerce   müzisyenin arasından sıyrılmak gibi zor bir şeyi göze alıp İngilizce   albüm yapmak istiyor. Bir planı da trip-hop albümü yapılmasına ön ayak   olmak. �Cold House�tan bu yana Türkiye�de bu konuda büyük bir boşluk   var� diyor. Emre Aydın kendi fanları için zaten Türkiye�nin 1 numarası.   Ona sadece bir müziksever olarak baktığınızda da umut verdiğini   görebiliyorsunuz.
Albümünüz merakla bekleniyordu? Dinleyiciniz memnun oldu mu?
Fan   kulüp sayesinde memnun olduklarını görüyorum. Bu albümün satışı da   listelerdeki durumu da bir önceki albümle karşılaştırılmayacak kadar iyi   gidiyor. İstatistik kurumununTüm radyo ve televizyonlardan derlediği   liste vardır. Esas liste odur. Albüm nisan ayında o listede birinci   oldu. Bir rakam vermeyeyim ama, bir albümün satış rakamlarıyla sizi   rahat ettiren bir sınırı vardır. O sınırı aştık.

Peki bu durum son dönemde sık görülen bir şey midir
?
Hayır.   Bazı şeyler fan kulüp odaklı gelişiyor. Onlar çok iteliyorlar. Mesela   İngilizce single çıktığında şarkıyı tanıtmak için farklı şehirlerde her   yere posterler astılar. Kendileri organize oluyorlar. �Afili   Yalnızlık�tan sonra, bir gazeteci �Şarkı sözleri ve müziğini düşünürsek,   30 yaş civarı albüm alan kesimin seni dinlemesini anlıyorum. Ama daha   genç dinleyicinin seni niye sevdiğini anlamıyorum,� demişti. Ben de   zamana zaman bunun üstünde düşünüyorum.

Pop müzikte çok fazla iyi şey çıkmamasıyla alakalı olabilir�

Aslında   niceliksel olarak var. Avrupa marketine baktığımızda belki daha fazla   isim çıkar Türkiye�den. Niteliksel olarak da Feridun Düzağaç örneğin   yeni bir albüm yaptı. Neticesinde bir ürün bu. Birçok etken var. Şans da   vardır işin içinde.

Albümde İsveç�te kaydettiniz. İyi ki, İsveç�e gitmişim dediğiniz noktalar neler?

Çok   fazla var. Baştan sona zor bir şeydi. Mats Valentin adlı bir prodüktör   için gittim ben İsveç�e. �Afili Yalnızlık�ı Avrupa çıkmış başka bir   albümle yan yana koyduğumda sound açısından rahatsız oluyordum. Çok   sound odaklı bir müzisyen olmasam da bir şey yapmam gerekiyordu. Mats   bir haftada ne yapmak istediğimi anladı. Bizde kimle yaparsanız yapın   bir albüm kaydı 2 sene sürer. �Afili Yalnızlık� kaydı 3 sene sürdü. Yeni   albümü 9 haftada bitirdik ve hiç de acele etmedik. Sabah 9�da   başlıyorduk çalışmaya. Türkiye�de sabah çalışmaya başlanmaz genelde. Hiç   zaman kaybetmedik. Çünkü gitarı nasıl tonlayacağını biliyor; 4 saat   uğraşmıyorsunuz.

Peki İsveç�te işinizi yaparken hayat kolaydı. Genel anlamda kolay mıydı orada yaşam?

Zordu.   1960�tan beri en soğuk kış yaşandı ben oradayken. Eksi 20-25   derecelerde, devamlı kar fırtınası vardı. Otelden pek çıkmadım. Daha   önce de İngilizce single için orada bulunmuştum. Rahat bir yer.   Standartları da yüksek.

Senin müziğini nasıl buldular İsveç�te?
Çok   farklı geliyor onlara. Bize bir country albüm nasıl geliyorsa ilk başta   onlara da öyle geliyor. Bu arada çoğu metalci zaten. Beş dakika yemek   molası veriyoruz, hemen Mötley Crue açıyor adam. Mesela Mats bir önceki   albümü dinledi ama sound�undan çok rahatsız oldu. Şarkıları beğendi. Ama   fazla üzgün buldu. Çünkü onlarda bağıra çağıra tutkuyla dert tasa   anlatma durumu yok.

İsveç�te metalle birlikte indie tarafında da ciddi bir üretim var�
Evet ama genelde major tonlarda yapılıyor. Danimarka veya Finlandiya�da biraz daha bize yakın minör işler çıkıyor.

Albümüz genel temasında hüzün olduğunu söyleyebilir miyiz?
Evet.   Şarkı sözlerindeki tema unutmak. �Kağıt Evler� içerik olarak �Afili   Yalnızlık�tan çok farklı sayılmaz. �Afili Yalnızlık�ın sound�u daha   güzel olanı diyebiliriz. Aynı hüzünlü yapı devam etse de sözler daha   olgunlaştı. Söz yazacağım diye sıfat tamlamalarına yer vermedim. Kelime   cambazlığı yapmadım.

Türkçe pop müzikte yapılan işleri nasıl   buluyorsun? Özellikle kendi döneminin müzisyenleri dinleyici olarak seni   doyuruyor mu?Biraz fazla radyo odaklı buluyorum yapılan işleri.   Kendinizde işin mutfak kısmında olduğunuz için direk radyo için   yaptıklarını görüyorsunuz. Yaptığın işi ulaştırmak doğal bir şey. Ama   radyo odaklı olmak işi kısır döngüye dönüştürüyor.

-Röportaj: efkan kula

-Röportajın devamını In İstanbul Mayıs sayısında okuyabilirsiniz
http://english.istanbul.com/eglence/eglence-haberleri/huznunu-dunyaya-anlatmak-istiyor


Arkadaşlar,   röportajın yalnızca internette olan kısmını paylaşabiliyorum.   Röportajın devamını maalesef dergi elimde bulunmadığı için yazamıyorum.   Ama dergiyi alan, bulan varsa yazarsa sevinirim.