Trendy Dergisi'nin bu haftaki (28 Mart - 3 Nisan 2011) sayısında yer alan röportaj:
Derginin 6. 7. ve 8. sayfasında bulunmaktadır. Ayrıca derginin fiyatı 1 TL'dir.
İlişkimi Saklamıyorum
Emre Aydın sessiz, sakin ve romantik bir adam değil mi? Romantik kısmına aynen katılıyorum. Ama sessiz ve sakin? Hayır! Sahnede devleşen bir isim olduğuna gözlerimle şahit olduğum Emre’yle kahkahalar eşliğinde bir röportaj gerçekleştirdim.
Pınar YılmazerlerKendini fark ettirmek için uğraşmıyorsun ama inanılmaz bir hayran kitlesine sahipsin. Nedir bunun sırrı?Ortak zevke sahip olmak bence bir şans. O konuda şanslıyım. Beğendiğim işler, çoğunluk tarafından da beğeniliyor. Onun dışında insanların seni kabul edip etmemesi neye bağlı bilmiyorum. İyi bir ürün ortaya koymanız, onun gerekliliğini yerine getirmeniz lazım. Ondan sonra iyi videolar, devam edebilme, iyi konserler, iyi ekip, iyi performans… Uğraşıyoruz yani… “Şöyle yapsak belki daha iyi olurdu, böyle yapsak belki daha iyi olurdu” demek yerine en iyisini yapmaya çalışıyoruz. İyi bir şey olduğunu düşündüğünüzün arkasında durup onu geliştirmeye çalışmalısınız.
Ürün dediğimiz şey aslında senin kalbinden geçenler, hissettiklerin…Evet aynen öyle. Paylaştığınız, yazdığınız şeyler bir süre sonra bandrollü olarak karşınıza çıkıyor. Garip bir şey aslında bu.
İnsanlar mutlaka kendi kliplerinde görünmek isterken, sen nasıl oluyor da yüzünü bile göstermiyorsun? “Son Defa” örneğin…Klibin senaryosunu ben yazdım, ondan sonra yönetmen oldum. Senaryoda bana yer yoktu. Mutlaka yüzümü göstermenin çok anlamı olduğunu düşünmüyorum. Önce şarkı var, sonra da klip. “Afili Yalnızlık”ta Şebnem kendine aşık bir kadını canlandırıyordu. Orada benim evin içinde şarkı söyleyerek dolaşmam kadar komik bir tip olamazdı!
Ama herkes senin gibi düşünmüyor…Ama bence doğru olan bu, çünkü orada sen şarkıyı vermeye çalışıyorsun. Şunu düşünüyorlar; “Ben iyi makyajla, iyi ışıkla çıkarsam belki normalden daha çok severler.” Zevk işi göreceli bir iştir. O konuda hiçbir garantin olamaz. Tersi de belki dezavantaj olarak dönebilir. İstenen ya da gerekli şarkılarda performans videosu çekiyorsanız tabii ki olacak. Bazı şarkılar da öyledir. Mesela ben “Alıştım Susmaya” şarkısını performe etme ihtiyacı hissettim. Ben de vardım klipte. Bence önemli olan şarkının ne istediği.
Normalde sessiz biri gibi görünüyorsun fakat sahneye çıktığında devleşiyorsun…Orası sahne. Her yeri sahne olarak algılayıp, algılamamakla alakalı bir durum. Sahnede bunun biraz olması gerekiyor aslında. Hakimiyeti sağlamanız açısından, seyirciye sahip olabilmelisiniz. Sahip olamazsanız, kimse eğlenemez. Herkes bağımsızlaşıyor. Başka yerlerde bağımsızlaşmaları iyi olabilir ama sahnede iyi değil. Orada beraber bir şey yapılması gerekiyor ki bir sinerji yakalansın, birlikte keyifli vakit geçirilsin. Sahnede biraz ego gerekiyor yükselmek için, ama sahne olduğu için. Sahnenin dışındaki yerleri sahne olarak görmüyorum.
Peki çok çekingen misin?Değilim aslında bilmiyorum niye öyle olduğunu.
Belki arkadaşlarınlayken daha rahatsındır, coşuyorsundur…Slow bir adamım. Nasıl bir ortamda büyüdüğünüzle ilgili bu. Müzikle bile ilgilidir. Çekingen biri değilimdir ama birisine ikinci görüşmemde “sen” diyebilecek biri değilim. Sektör biraz daha rahat olduğu için herkes çok açık ve rahat bir şekilde hareket ediyor. Eleştirmek için söylemiyorum ama orada rahat olmamak yapı meselesi.
“Sokakta oynayan son nesildenim”Nasıl bir ortamda büyüdün, nasıl geçti çocukluğun?Isparta’da doğdum. Annemle, babam eczacı. Annemin memuriyet zamanı oraya tayini çıkmış, orada doğmuşum. Sokakta oynanan bir ortamda büyümüşüm. Dışarı çıkan son nesildenim muhtemelen.
Türkiye genelinde birçok yerde konser verdin mi?Verdim. “Afili Yalnızlık”ın turnesi üç buçuk sene sürdü.
Güzel mi yeni insanlar tanıyıp, yeni şeyler keşfetmek?İstanbul’da dışarı çıkacağınızda doymuşsunuzdur, biliyorsunuzdur. Dolayısıyla İstanbul’da öyle bir durum var. Küçük şehirlerde tabii bizi izlemeye gelenler daha çok eğleniyorlar. O konserler genel olarak daha güzel geçer, bu hep böyledir. Ama gittiğiniz yerin neresi olduğunuzu unutuyorsunuz bazen. Çünkü şehirleri gezemiyorsunuz ki; sadece sahneye çıkıyorsunuz. Bir kere sahnede yanlış şehrin adını söyledim, birden bir sessizlik oldu. Güldüm, ne yapayım. Ben bunu benim yaptığım bir yanlış sanıyordum. Bir gün Rolling Stones belgeseli izliyordum. Bir baktım; monitörde sürekli “Şu şehirdesin” yazısı geçiyor. O zaman çok normal bir şey demek ki başıma gelen.
Hayatında ilk kez ünlü olduğunu ne zaman anladın?Turnede anladım. Konserler başladı, 300 kişi civarında gelen oldu. Mekan 500 kişilik kapasiteye sahip bir yerdi. Sonra 3 ay, 4 ay geçti, devam ediyor turne, tabii duyuldum. Isparta ya da Antalya konserinde çok büyük bir salondu, doluydu ve giremeyenler vardı. Orada çaldığımız her şey beğenildi. O gün; “Tamam bu albüm çok başarılı olmuş” dedim.
“Neşeli şarkılar dinlemediğim için yazamıyorum da”Hüzünlü duygularını kağıda çok güzel döküyorsun, kendini ifade ediyorsun. Seni hiç mutlu bir şarkı söylerken göremeyecek miyiz?Aşk pek neşeli bir şey değildir. Aşkın mutlu zamanlarında şarkı yazıp, zaman kaybetmene gerek yok. Zaten neşeli şarkıları çok dinlemediğim için yazamıyorum da. En sevdiğim hareketli parça bile MFÖ’nün “Ele Güne Karşı Yapayalnız” parçası!
Özel hayatıyla gündemde olmayan bir insan ilk defa özel hayatıyla basının karşısına çıktı. Mine Tugay’la el ele görüntülendin…Alışveriş merkezinden ara kablo almaya gittiğimizde fotoğrafımızı çektiler. Televizyona bağlamak için ara kablo almıştık sadece!
Çok şaşırdın mı?Şaşırıyorsun biraz tabii. Alışveriş merkezinin içinde ilk defa böyle bir şey başıma geldi. Alışveriş merkezinde paparazzinin ne işi var onu da bilmiyorum. Mecidiyeköy’de otururken, her gün alışveriş merkezindeydim. Bir kere bile böyle bir şeyle karşılaşmadım.
Bundan sonra dikkat edecek misin sevgilimle fotoğrafımızı çekmesinler diye?Dikkat etmiyoruz, her şeyi öyle programlayamazsınız. Ne ilişkimiz basına yansısın diye uğraştık, ne de yansımasın diye. Bir ilişki yaşıyoruz, evet. Özel olarak saklama gayreti içinde değilim. Gittiğimiz yerlere dikkat edelim diye bir şey de olmadı. Bir yere eğlenmeye de gideriz, orada da fotoğrafımızı çekerler.
Turnen başlıyor mu?Evet başlıyor. Nisan ve mayıs yoğun. Konserleri merak edenler resmi siteden öğrenebilirler.
NOT: Röportajı baştan sona yazdım, iyi okumalar. 