Emre Aydın

Gönderen Konu: Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları  ( 7157 Okunma )

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ·haleuysal·

  • Yönetici
  • *****
  • Mesaj sayısı: 8879
  • Rep puanı: 239
  • Cinsiyet: Bayan
  • Müzik eğer aşkın gıdasıysa, durmadan çalsın...
    • hale uysal
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« : 26 Şubat 2011, 02:46:30 »
Emre Aydın'ın Mart ayına ait röportajlarını, poster haberlerini bu konuda paylaşalım...

Kalbimde ruhunu duymak istiyorum

Gözümde gözünü görmek istiyorum

Çevrimdışı matrockfenerli

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2521
  • Rep puanı: 27
  • Cinsiyet: Bayan
  • ....."Soğuk Odalar".....
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #1 : 28 Şubat 2011, 17:25:48 »
Blue Jean dergisinde büyük boy Emre Aydın posteri var mart sayısı ;D




???6õzümdë 6özünü 6örmek iš+iyorum???

Çevrimdışı cemr'ea'

  • 3.293.197 hayran :)
  • Moderatör
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2371
  • Rep puanı: 53
  • Cinsiyet: Bayan
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #2 : 28 Şubat 2011, 20:12:51 »
Trendy dergisinin 28 Şubat-6 Mart tarihli sayısında Emre Aydın posteri bulunmakta.
Kırmaya yüzsüzleştiğin kalbim bir tüy kadar hafif şimdi..

Çevrimdışı ·haleuysal·

  • Yönetici
  • *****
  • Mesaj sayısı: 8879
  • Rep puanı: 239
  • Cinsiyet: Bayan
  • Müzik eğer aşkın gıdasıysa, durmadan çalsın...
    • hale uysal
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #3 : 28 Şubat 2011, 21:02:41 »
Blue Jean dergisindeki büyük boy Emre Aydın posteri;




Ayrıca, derginin zarf kapağında Emre Aydın da yer almaktadır.


Kalbimde ruhunu duymak istiyorum

Gözümde gözünü görmek istiyorum

Çevrimdışı ·haleuysal·

  • Yönetici
  • *****
  • Mesaj sayısı: 8879
  • Rep puanı: 239
  • Cinsiyet: Bayan
  • Müzik eğer aşkın gıdasıysa, durmadan çalsın...
    • hale uysal
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #4 : 02 Mart 2011, 01:43:54 »
Trendy dergisinin 28 Şubat-6 Mart tarihli sayısında Emre Aydın posteri bulunmakta.





Blue Jean / Ne Var Ne Yok? - Emre Aydın

Türkiye'nin en çok sevilen pop / rock sanatçılarından Emre Aydın, geçtiğimiz ay Facebook'taki resmi sayfasında 2 milyon hayran sayısına ulaşarak, bu alanda ülkemizdeki liderliğini pekiştirdi. Kutluyoruz :)

(facebook.com/emreaydin)

Kalbimde ruhunu duymak istiyorum

Gözümde gözünü görmek istiyorum

Çevrimdışı SeDaydın

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 601
  • Rep puanı: 12
  • Cinsiyet: Bayan
  • Emre Aydın
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #5 : 13 Mart 2011, 21:23:06 »


Bu gün Haber türk gazetesin de Emre aydının röportajı bulunmakta

Röportajda Emre aydına Mine tugay ile birlikte misiniz diye sormuş..

Emre aydın: 'evet bir süredir birlikteyiz' demiş =)


Bunlarda Röportajdaki resimler :



Bu resim yok ama çok güzel koymak istedim (=




Çevrimdışı Lovéé Martyr

  • Tecrübeli Üye
  • ***
  • Mesaj sayısı: 313
  • Rep puanı: 3
  • bak yenildik işte ...
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #6 : 14 Mart 2011, 17:52:53 »
Power Türk Röportajı



Emre Aydın
EMRE AYDIN, “KAĞIT EVLER” İSİMLİ ALBÜMÜNÜN YENİ VİDEOSU “SON DEFA” İLE EKRANLARIMIZDA. GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE AYDIN İLE BİR ARAYA GELİP, KLİP ÇALIŞMALARI VE YENİ ALBÜM ÇALIŞMALARI HAKKINDA KONUŞTUK.

“KAĞIT EVLER”İN ÇIKIŞI ARDINDAN NASIL BİR SÜREÇ GEÇTİ SİZİN İÇİN?

“Kağıt Evler”, 1 Nisan 2010 yılında yayınlandı. Benim için çok önemli bir albümdü, çünkü “Afili Yalnızlık” gibi bir albümden sonra çıktı. Genel kanı da öyledir müzik piyasasında zaten ve bence de çok doğru bir kanı. Bir albümünüz başarılı olduysa bir sonraki albümünüz, kariyerinizin en önemli albümlerinden biri olur. O anlamda çok önemliydi. Teknik anlamda da, şarkı yazarlığı açısından da, İsveç’te yapılıp Türkiye’de başarılı olabileceğini düşünmem açısından da çok önemliydi, ki bunun da tam tersi bir kanı vardır, bir şarkının başarılı olması için illa ki o topraklarda üretilmiş olması gerekir diye düşünülür. Bunu da yıktı. Benim için önemli olan bu noktaların hiç birisi ile ilgili bir sıkıntı yaşamadık çıktıktan sonra. “Bu Yağmurlar” ile çıkış yaptık, “Alıştım Susmaya” ile devam ettik, sonra “Hoşçakal”ın klibi geldi ki o da benim bugüne kadar en çok airplay alan şarkım oldu. “Son Defa” ile devam ediyoruz. Türkçe albümü de yıl sonu gibi yayınlayabilirsek eğer, ki öyle planlıyoruz, belki iki tane klibe zaman bile kalmayacak.

ŞU SIRALAR “SON DEFA” İLE EKRANLARIMIZDASINIZ. KLİBİNİZİ ALBÜM ÇALIŞMALARI İÇİN BİR SÜREDİR YAŞADIĞINIZ LONDRA’DA ÇEKTİNİZ. NASILDI BİR BAŞKA ÜLKEDE KLİP ÇEKME DENEYİMİ?

“Son Defa”nın videosunu Londra’da çektik. Doğru isimleri bulmak için çok uğraştık. Biz orada dönen işleri yakından takip ediyoruz, ben çok seviyorum zaten İngiliz işlerini, gerçekten çok zevk aldığım, kendine has bir market, dolayısı ile yönetmenleri de takip ediyorum videolardan ama en nihayetinde, beğendiğimiz, işlerini önceden sevdiğimiz insanlar ile görüştük ama bir şekilde aramızda o kimyanın da olması gerekiyor. İşlerini sevebilirsiniz ama konuşurken bir kimya oluşmuyor ise o iş olmuyor. Aslında çok uğraştık. “Hoşçakal” ile “Son Defa”nın arasında büyük zaman kaybı olmamasına rağmen, biz aslında çok önceden başladık “Son Defa” ile ilgili çalışmaya.

NASIL ANLATTINIZ EMRE AYDIN’IN MÜZİĞİNİ VE KLİPLERİNDEKİ O HİSSİ YÖNETMENİNİZE?

Son konuştuğumuz ekip Serdar Fırat’ın ekibiydi. İsmi Serdar ama bir İngiliz, orada pek çok ödülü olan bir yönetmen. Onunla konuştuk ne yapabiliriz diye, üzerinden geçtik, nasıl yaparız, mekan, kameralar, oyuncular, onların yaşları ne olacaklara kadar konuşuldu ve bu süreçlere ben de dahil oldum. Bu aslında çok yorucu ama içime sinmesi açısından önemli. Çok uğraşıyoruz ve bir izleyici olarak söyleyebilirim ki ortalamanın üzerinde videolar oluyor ama bu çok iyi oldu diyebileceğim bir videom olmadı ve ben de sağlıklı bir şey olmasa da videoların içine çok girmeye başladım. Yönetmen ile konuşurken yönetmen sizi çok iyi tanımıyor ise ve yaptığınız işe hakim değil ise o müzik piyasası içerisindeki duruşunuz ve işinizi kavratmanız zor olabiliyor. Bu zorluğu her görüşmede yaşadık, ne kadar çevirseniz de, başka bir dilde aynı hissi yaratmanız çok zor olabiliyor. Biraz zaman aldı. Ekip olarak daha çok içine girmemizi gerektirdi. Çalıştığınız ekibin size yer bırakıyor olması çok önemli. Eğer yönetmen bunun farkında ise, ki Türkiye’den birisi ile çalışınca da aynı şey geçerli o zaman o iş kötü olmuyor ve herkes de bunun farkına varıyor. Biz yönetmenden ziyade montajda çok zorlandık. Editlerimizi yapan arkadaşımız İtalyan’dı ve en zorlandığımız yer oldu. Ona o hissi anlatamadık ve en çok ona gittik geldik, montaj ile çok uğraşıldı ama sonuçta istediğimiz oldu. Herkes iyi niyet ile elinden geleni yaptı. En nihayetinde de benim içime sinen bir video oldu.

KONSER SÜRECİ DE ARALIKSIZ DEVAM ETTİ. ŞU SIRALAR SEVENLERİNİZ SİZİ YİNE SAHNELERDE GÖREBİLECEKLER.

1 Nisan 2010’dan itibaren “Kağıt Evler” ağırlıkı konserlerimize devam ettik. Yoğun bir dönem oldu. Şimdi yeni albüm hazırlıkları ve sonrasında da onun konserleri ile konser sürecimizi devam ettireceğiz. Şimdiki detayları öğrenmek isteyenler Resmi Site ‘dan öğrenebilirler. Ekipte de değişiklikler oldu. Sound değiştirmeye çalışıyoruz, daha modern bir sound yakalamaya çalışıyoruz. Ufak da olsa, temelinde yaptığımız işi değiştirmeden olduğumuz yerde saymama çabası olarak değerlendirilebilir. Üniversite şenlikleri zamanı çok yoğun olacağız. Nisan ayı da epey yoğun. Bir tane turne programım var. Yurt dışında çaldık, orada bir turnemiz oldu. İşin en güzel tarafı sahnede olmak. Bir ekip olarak bir şeyler yapmak, insanlar ile birlikte olmak, hata yapmak, fark etmek, başkalarının da fark etmesi vs., bunlar çok özel şeyler. İşin özü bu, sadece müzik performansı açısından değil. Evet, çalmaya devam ediyoruz, edeceğiz de.

YENİ BİR ALBÜM İÇİN ÇALIŞMALARINIZ SÜRÜYOR. NE AŞAMADASINIZ ŞU ANDA?

Fikir aşamasında esasında. Türkçe albümden bahsediyorum tabi, onu yıl sonu gibi düşünüyoruz. Ben fazla ön hazırlık yapmıyorum. Şirketten doğal olarak soruyorlar. Biz ne zaman dinleyeceğiz şarkıları birer demo yaptın mı vs. Gerçi Fadıl artık çalışma tarzımı bildiği için benden böyle bir beklentisi yok. Genelde benim bilgisayarımda; bunlar demoları, bu şarkı şöyle olacak diye bir şey olmuyor. Ben sürekli hamallık yapıyorum, kafamda taşıyorum o şarkıları. Fikir aşamasında bir sürü şey biriktirdim, müzikal olarak şekil vermeye bir süre daha var, çünkü bu İngilizce iş ile ilgili yapmam gereken çok şey var. Neredeyse bir yıldır ha çıktı ha çıkacak diye konuşuyoruz ama ben arkasında durabileceğim iyi bir albüm yapmak istiyorum, bunun dışında, çıktığı zamanın bir önemi yok. Çok iyi olduğunu düşündüğünüz bir şey için, doğru bir ekip ve çok iyi isimler ile çalışmak gerekiyor. Tabiki İngilizce bir albüm çıkarıp Türkiye’de dağıtmak zor bir iş değil. Yaparız ama o başka bir market ve benim Türkiye’de yaptığımdan başka bir iş. O birazcık daha içinde elektronik öğeler bulunduran bir iş. Zor bir müzik, doğru prodüktörü bulmak çok zor oldu. Şimdi yakın zamanda single’ı İngiltere pazarıda çıkarıp, sonra onu bir albüme dönüştüreceğiz. Zaten ondan sonra da Türkçe albüm var.

ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ VERDİĞİNİZ BİLGİLER İÇİN, EN KISA ZAMANDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİ İLE.

Ben de teşekkür ediyorum.
 
detay : http://www.powerturk.tv/2010/
Kan qruBumu yanLı$ biLiyomu$um.

TahLiL  yapTıRdım EA+ çıktı. =)

Çevrimdışı ·haleuysal·

  • Yönetici
  • *****
  • Mesaj sayısı: 8879
  • Rep puanı: 239
  • Cinsiyet: Bayan
  • Müzik eğer aşkın gıdasıysa, durmadan çalsın...
    • hale uysal

Kalbimde ruhunu duymak istiyorum

Gözümde gözünü görmek istiyorum

Çevrimdışı matrockfenerli

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2521
  • Rep puanı: 27
  • Cinsiyet: Bayan
  • ....."Soğuk Odalar".....
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #8 : 15 Mart 2011, 18:19:22 »
emeğine sağlık hale ;)

  yeni albümü ingilizce albümden daha çok merak etmeye başladım en azından tarihler hemen hemen belli ;)


???6õzümdë 6özünü 6örmek iš+iyorum???

Çevrimdışı ·haleuysal·

  • Yönetici
  • *****
  • Mesaj sayısı: 8879
  • Rep puanı: 239
  • Cinsiyet: Bayan
  • Müzik eğer aşkın gıdasıysa, durmadan çalsın...
    • hale uysal
Emre Aydın / Mart 2011 Röportajları
« Yanıtla #9 : 15 Mart 2011, 21:19:37 »
13 Mart 2011 Pazar - Haber Türk Röportajı

" İyi bir iş yaparsan, yerin yedi kat dibinde de olsa ortaya çıkar. "

Âşık Emre
   Şu sıralar Londra-İstanbul arasında gidip gelen Emre Aydın, İngilizce albümünün ilk single'ını yayınlamak üzere. Bir yandan da âşık ve mutlu. İstanbul'da olduğu kısa sürede buluşup, İngilizce şarkılarını, hayatını konuştuk. Türkçe üçüncü albümünün de bu sonbaharda çıkacağını öğrendik.

   Sevenleri kadar sevmeyenleri de var Emre Aydın'ın. Kimi konuşmasına takılıyor, kimi duygusallığına .. Yine de bildiğinden vazgeçmiyor. Başarısının sırrı da aslında bu. Son birkaç aydır İngilizce albümü için sık sık Londra'ya giden Emre Aydın, bize oralardan bir de klip yolladı. Serdar Ferit'in East Sussex'te, buz gibi bir havada çektiği Son Defa'yı konuşurken, Kağıt Evler'in TRT Müzik Ödülleri'nde "Yılın Albümü" seçildiği haberini aldık. Biz de bu vesileyle Emre Aydın'ı Londra seyahatleri ve konserleri arasında yakaladık, Emre Aydın orta şekerli kahvesini yudumlarken hasret giderdik.


- Yeni İngilizce albümünüz yolda .. Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duydunuz, kendi şarkılarınızdan mı sıkıldınız?
Ben devamlı aynı şeyi tekrar tekrar masaya getirmekten hoşlanmıyorum. Modern derken mutlaka Batılı olmak değil, daha Doğulu bir albüm de çok modern olabiir. Çok büyük, radikal bir değişimden bahsetmiyorum zaten. Bir de sound'u ve sahnemizi nasıl yenileyebiliriz diye düşünüyorum. Sahnede biraz daha trip-hop'a dönük bir sound olabilir. Yaptığım işin dışına çok çıkamam; ama sound'u daha modern bir hale getirebiliriz belki. Türkiye'de ben dahil kimse o kadar modern değil.

- İngilizce şarkı sözü yazmak zorlamadı mı?
Ben iyi bir şarkı sözü dinleyicisiyim normalde. Türkçe yazarken iki ucu açık, müzikal bir tema oluşturuyorum. Önce söz geliyor, sona müzikal bir tema oluşuyor. İngilizce sözler de öyle olmadı. İstediğin kadar dile hâkim ol, teknik detaylar işin içine girince zorlanıyorsun. Amerikalı, İngiliz, Norveçli söz yazarlarıyla görüştük; ama yine de içime sinmedi. Başarısız bile olsan yaptığın işin sorumlusu sen olmalısın bence. O yüzden yeniden kendim yazmaya başladım. Sonuçta beni tatmin eden sözler yazmaya başardım.

- Kendi şarkılarınızı İngilizce söylemek nasıl hissettirdi?
Daha kolay oldu. Eskiden de ben aksanla, telafuzla ilgili çalışırdım. Bir de sözleri ben yazınca söylemesi de kolay oldu.

- Genelde Eurovision'a katılanlar İngilizce albümü tercih ediyor. Siz MTV'den ödül aldınız, Eurovision'da şansınız yüksek olamaz mıydı?
Ben başka bir yol izlemek istedim. Neticede iyi bir iş yapıyorsun, onu yerin yedi kat dibine soksalar da, yolunu bulur, ortaya çıkar.

- Bu albümü ne zaman dinleyeceğiz?
Çok yakın bir zamanda İngiltere'de single çıkacak. O sırada stüdyoda albüm kayıtlarında olacağım. Single'ın videosunun da detayları da şimdiden belli. Ardından Türkiye'de satışa çıkacak. Eylül ayı gibi de yeni Türkçe albümüm çıkacak.

- İngiltere'deki piyasayı araştırdınız mı? Müziğinizi nasıl karşılayacaklar?
Hiç bilmiyoruz. Çünkü örneği, benzeri yapılmış bir iş değil. Orada piyasa çok farklı. Üç ay sonra çıkacak şarkıların listesi bile belli. Çok kafa patlattık, hatta ilk 6-7 şarkıyı "fazla İngiliz" bularak çöpe attık. Zaman kaybı oldu belki; ama iyi ki atmışız.

- Londra'da tanınmadan sokaklarda gezebilmek hoşunuza gidiyor mu?
Genelde vaktim stüdyoda geçiyor; ama çok Türk olduğu için yine de tanıyorlar. Fotoğraf çektirmek isteyenler çıkıyor.

- .. ; ama sonuçta buradaki kadar ünlü değilsiniz. Bu durum egonuzu sarstı mı?
Belli bir amaç için gidiyorum oraya ve böyle şeylere önem vermiyorum; ama ilk günlerde "Metroya biniyoruz, ne güzel." diye seviniyorduk biz de tabii.

- Oyuncu Mine Tugay'la bir ilişki yaşıyor musunuz?
Evet, bir süredir birlikteyiz.

- Aşkta mutlu olursanız, nasıl yazacaksınız o duygusal şarkıları?
Nasıl yazmak isterseniz öyle yazarsınız.

- Mutlu ve âşık biri olsanız, kendi şarkılarınızı dinler misiniz?
Kendi şarkılarımı dinlemiyorum zaten, öyle bir durumda da dinlemezdim herhalde .. Şimdi de James Blake falan dinleyemiyorum mesela ..

- İnsanların sadece mutsuz anlarında var olmak kötü değil mi?
Her anlarında var olamazsanız ki? Her ruh halinde kabul görecek bir şarkı olamaz.

- Hayranlarınız sevgilinizin adını öğrenince tepki gösterdi mi?
Çok ufak bir kesim. Büyük çoğunluksa tepki gösterenlere karşı çıktı; ama aynı şey Mine'nin izleyicisi için de geçerli.

- Daha önceden ünlü biriyle birlikte olmamıştınız, şimdi ikiniz de tanınınca ilgi artmıştır. Birlikte dışarıda görünmemeye çalışıyor musunuz?
Hayır, hiç öyle bir sıkıntımız olmuyor. Ne yapmak istiyorsak yapıyoruz. Hatta eskisinden daha rahat davranmaya başladık.

- Ekibinizde kızların olması avantaj mı, dezavantaj mı?
Kadınlar daha çalışkan ve sorumluluk sahibi. Halbuki tam tersi olduğu düşünülür; ama bence doğru değil. Benim grubumda herkes çok iyi, insan olarak da müzisyen olarak da .. Erkek ne yapıyorsa kadın da aynısını yapıyor.

- Kızlar, konserlerinize gelen erkek sayısını artırıyor mu?
Hiç etkilemiyor. Şu an sadece Feray kaldı. (Feray Ekin-Bas Gitar) ; ama birkaç kadının olduğu dönemde dahi erkek sayısının bu yüzden arttığını zannetmiyorum.







Fotoğraf: Dilan Bozyel



Röportaj: Heja Bozyel
heja@htgazete.com.tr
0212 313 67 12


Alıntıdır

Kalbimde ruhunu duymak istiyorum

Gözümde gözünü görmek istiyorum