Emre Aydın

Gönderen Konu: Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları  ( 29242 Okunma )

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ad0rAbl€

  • Acemi Üye
  • **
  • Mesaj sayısı: 152
  • Rep puanı: 1
  • Cinsiyet: Bayan
  • I$Ikl@ k@l v€ S@kIN d€ğİ$m€
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« : 29 Ekim 2008, 17:30:58 »
Heygirl Dergisi Kasım 2008 Sayısı'nda Emre Aydın Röportajı


heygirl dergisinin kasım sayısında emre aydın  var

mtv kahramanı emre aydın diye başlıklı

Heygirl Dergisi'nin Kasım 08 sayısında emreaydın'ın 2 sayfalık röportajı bulunmaktadır arkadaşlar... Dergi'nin fiyatı 4.50 ytl. Buyrun röportaj:

Yaşasın yine "aşk" kazandı!


Mtv Avrupa Müzik Ödülleri'nde ülkemizi temsil edeceksin...Diğer adayları eledin.Hande Yener,uçuk kaçık bir tip.Hayko Cepkin,zaten çılgın.Sagopa Kajmer biraz daha sert.Ama sen daha çok sevgi,aşk şarkıları yapan duygusal bir prenssin.Bunun seçilmende bir etkisi var mı sence?

Çok kişisel şarkılar yapıyorum aslında

"Yine aşk kazandı!" diyebilir miyiz ?

Yarışma üzerinden konuşursak Hayko ve Sagopa pek aşk şarkıları yazmazlar.Sagopa'yla ortak noktamız,şarkıların biraz karamsar oluşu aslında.Sonuç olarak da popüler kültür içerisindeki aşk şarkıları daha çok ilgi görebiliyor.

6 Kasım'da,Liverpool'da yapılacak olan ödül töreninde ne giymeyi düşünüyorsun?

Her zaman giydiğim şeylerden bir tık daha şık bir kıyafet ararım mutlaka.Ama orada bir ülke temsili durumu var diye normalde yapmadığım çılgınlıkta bir kostüm de giymem.Zaten oraya beni kendim olduğum için seçtiler.Sahneyi yakarsınız ya da maskelerle çıkabilirsiniz,ama bunlar bana uygun şeyler değil.

Yeni albüm ne zaman geliyor?

Şubat gibi çıkarmayı düşünüyorum.

Biraz bahsetsene...

Bu kez temamız "Efkar" olacak.Geçen seferki albümümün teması "Yalnızlık"tı.Daha alternatif bir albüm oldu.

Hayranlarının sana bazı soruları var.Örneğin bazen göz kalemi çekiyorsun ya,kalemini yanında taşıyıp taşımadığını merak ediyorlar.

Yanımda taşımıyorum tabii ki Zaten ben değil,ekibimden arkadaşlar çekiyor.Televizyon çekimlerinde teniniz parlamasın diye pudra sürüyorlar ya, o da gözleri daha büyük göstermek için yapılan bir şey.Erkekte de güzel durduğunu düşünüyorum,ama her zaman yaptığım bir şey değil.

Göz kalemi deyince aklımıza geldi.Tokio Hotel gibi makyajlı "emo" akımı grupları konusunda ne düşünüyorsun?

Birçok kişinin tersine o tarz grupları hiç de olumsuz bulmuyorum.Evde oturan ve internetten müzik haberlerini takip eden bir dinleyici Emo'lara "MESAJI OKUMA VE SİL" diyebilir,ama müzik endüstrisinde yıllarca yazı yazmış eleştirmenlerin bunları yazmasını yadırgıyorum.Bu döngü rock,blues,heavy metalle başlayıp gelmedi mi? Grunge diye bir tarz çıktığında bütün gruplar "biz Grunge yapmıyoruz." diye gezmediler mi? Aynı şey! Müzik endüstrisi kendi içinde tıkandığı zaman böyle yeni bir furya yaratıyor.Hem görsel hem de işitsel açıdan yenilikler oluyor.

Buradan yola çıkarak soralım.18-19 yaşlarındayken dövme-piercing yaptırma gibi heveslerin olmuş muydu?

Oldu tabii.Çenemin altında piercing yaptırmıştım.O yüzden boynum beze doldu!

Aa,neden?

Diş çürüğü olduğunda bile beze olabiliyormuş.Bir de ailemden gizli yaptırmıştım ve piercing'den beze olabileceği hiç aklıma gelmemişti.Bir gün boğazım çok acıdı,elimi bir attım,boynumda şişlikler var.Annem de,babam da eczacı.Onlara telefon açtım.Babam "ağzının kenarında yara var mı? " diye sordu.Ben de yok dedim tabii O dönemde piercing takmak ve bunu annelerin öğrenmesi çok önemli bir şey.Duysalar,mahvederler. İzmir'de bir doktora telefon açıldı,gittim.Hayatımın en şanslı günlerinden biriydi çünkü ben kapıdan içeri girmeden elektrikler kesildi.Doktor çok net göremedi yüzümü."Nedir o" dedi,ben de "Küçük bir yara" dedim! "O yüzden bunlar var,bir şey olmaz,geçer." dedi ve ne olduğunu fazla sormadı.Bizimkilere hala söylemedim.Bu röportajı okurlarsa,öğrenecekler artık O piercing'di.Bu arada üç beş ay önce de saçımı kırmızı yaptım.Oluyor yani böyle şeyler.Bu yaşta da oluyor,teenage'ken de

Ergenlik dönemindeyken fiziksel görüntülerine kafayı takarlar...Senin hiç kompleks yaptığın şeyler var mıydı ?

Çok kıvırcık saçlıydım,ona takmıştım bir ara.Boyla ilgili bir sıkıntım olmadı.Sadece basketbol oynamak istiyordum,ama bir basketçi olamayacağım gerçeğini farkettiğim zaman biraz moralim bozulmuştu.Sonra "Neyse,o zaman futbolcu olurum." diye toparlamıştım

Saçlarını düzleştirmeye çalışıyor muydun?

Tabii.O zamanlar bir MESAJI OKUMA VE SİL! de yok bunun için.Şimdi maşalar,düzleştiriciler,losyonlar,fön makineleri var.Limonu keşfetmiştim ben de.Limonun çekirdeklerini ayıklayıp kafaya sürüyorduk.Saçlar zaten kıvırcık,iyice taş oluyordu.

Justin Timberlake'nin NSYNC dönemleri gibi

Aynen öyle.Ondan sonra jöle geldi.Her jöleyi "acaba saçımı düzleştirir mi" diye satın alırdım,ama düzleştirmezdi.O zamanlar okulların pilav günlerinde çalardık,sahneye çıkmadan önce saçlarıma bir ton jöle sürerdim.Saçla çok uğraştım.Yıllarca o kadar limonu yediği için sonradan biraz kendine geldi.

Erkekler,kızlardan daha çok uğraşıyorlar saçlarıyla...

Evet.Hele bir de döküldüğü için daha takıntılılar saç konusunda.

Bir gün evlenmeyi düşünsen,evliliğinin hangi çifte benzemesini isterdin?Angelina Jolie-Brad Pitt:Sevgi çifti,Victoria ve David Beckham:Reklam çifti; Madonna-Guy Richie:Mantık çifti(hoş onlar da ayrıldı ama) !

Bu örneklerin içerisinden seçersek,ilki olurdu,ama onlara benzemeyen bir evliliği tercih ederdim.Bilinmeyen,bilinmemiş,içerisinde nelerin yaşandığını kimsenin tahmin edemediği,duyguya dayanan bir ilişki olsun isterdim.

Evlilikle ilgili neler düşünüyorsun?

Aslında çok fazla düşünmüyorum,ama çocukları çok seviyorum.Sokakta çocuk görünce,artık ağzım kulaklarıma varıyor,yaşlandım galiba Bu aralar kendime bir köpek almayı düşünüyorum.Acaba belli bir yaştan sonra böyle duygusallaştıkları için mi evleniyor insanlar ? Uzun zamandır internetten köpeklere bakıyoruz arkadaşlarımla.Yavru bir köpek görüyoruz ve "Ayyyy" diye böyle seviyoruz.Herhalde,içgüdüsel olarak baba olmak istiyor insan.

Nasıl bir köpek almayı düşünüyorsun?

Büyük bir şey almayacağım.Golden,Beagle ya da Jack Russell cinsi bir köpek almayı düşünüyorum.Golden inanılmaz bir köpek tabii,çok seviyorum onları.

"Var mısın Yok musun" tarzı bir yarışmaya katılsan...Riske girip kutunu mu açarsın,yoksa bankanın teklifini mi kabul edersin ?

Ben direkt riske girip şansımı denerim.Kolay kolay teklif kabul etmem.Yarışmayı çok bilmiyorum,ama o tür durumlarda hep riske girdim ben.

Bugüne kadar yaptığın en büyük risk neydi?

Müzik yapmak!Aslına bakarsan hala o riskin içerisindeyim,çünkü her şey çok hızla değişiyor Türkiye'de.

Bir fotoğrafçı olsaydın,aşkı nasıl bir karede anlatırdın?

Üç boyutlu bir görüntü olurdu.Uzayıp giden bir yol ve yolun sonunda arkası dönük yalnız bir kadın...

Bu çok karamsar oldu

Ama bence aşk budur.

Aynı yerde buluşamayacak mıyız biz?

O zaman aşk olamıyor ki ! Leyla gitmemiş olsaydı,Mecnun ona o kadar aşık olur muydu? Bence gerçekten aşka dönüşmesi için yoksun olmak gerekiyor.

alıntı
νє ѕσηυη∂α αѕℓαη кυzυуα αşıк σℓυя
*▓▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▒▓*
*▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓*
*▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓*
*▓▓▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▒▒▒▒▓*..
*▓▓▒▓▓▓▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓▓▒▓*
*▓▓▒▓▓▓▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▒▓*
*▓▓▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▒▓*
*▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Çevrimdışı ReLLa

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 1536
  • Rep puanı: 121
  • Cinsiyet: Bayan
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #1 : 29 Ekim 2008, 17:41:34 »
teşekkürler

kasımda harçlıkları biriktirmek şart oldu :P muhteşem bir başlıkmış ayrıca :D
Bazen susmak gerekiyormuş,bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına..
Anlamaya çalışmak saçmalık..!Anlamadan yaşamak gerekiyormuş..Ama bazen!
Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına..
Zaman değilmiş gideni getiren..
Aslında zamanmış var olanı götüren..!

Çevrimdışı ((ÆfiLLİ m€L€ğ!!M))

  • Acemi Üye
  • **
  • Mesaj sayısı: 198
  • Rep puanı: 9
  • Cinsiyet: Bayan
  • __hær€k€t væktii___
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #2 : 30 Ekim 2008, 11:35:52 »
mtv kahramanı biraz sönükmü ne kalmış :^ :^

daha gösterişli bir başlık beklerdim acıkcası ama

paylaşım için sao lcanım

Çevrimdışı emre.aydın.fan

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 1353
  • Rep puanı: 1
  • Cinsiyet: Bayan
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #3 : 31 Ekim 2008, 19:51:05 »
mutlaka alıcam =) teşekkürler...

Çevrimdışı yyaress

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 5365
  • Rep puanı: 4
  • Cinsiyet: Bayan
    • Emre Aydın
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #4 : 01 Kasım 2008, 19:54:18 »
Dünyanın en büyükleri Afili Yalnızlık dinleyecek

Emre Aydın, "Lisede dinlediğim, hayranı olduğum isimlerle yarışmak garip bir his" diyor.


6 Kasım’da Liverpool’da düzenlenecek MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde Türkiye’yi temsil edecek olan Emre Aydın, Avrupa’nın En İyi Sanatçısı kategorisi için yapılan oylamada şu anda birinci sırada. Genç şarkıcı, "Müziğin başkentinde dünyanın en büyükleriyle beraber olmak ve onlara ’Afili Yalnızlık’ çalmak, muhtemelen hayatımın sonuna kadar unutamayacağım bir deneyim olacak " diyor.

MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde Türkiye’yi siz temsil edeceksiniz. Öncelikle bu konuyla ilgili duygularınızı alabilir miyim?


- Çok özel bir his ülke temsili. Türkiye elemesi bittikten sonra omuzlarımın biraz ağırlaştığını hissettiğimi itiraf edebilirim. Ne iş yapıyor olursanız olun, hayatta bir ya da iki kere yakalayabileceğiniz bir fırsat bu, tabi eğer şanslıysanız. İşte bu durum hem insanı inanılmaz mutlu ediyor hem de omuzlarına azıcık daha sorumluluk yüklüyor. Bu arada hiç şikayetçi değilim bu baskıdan. Oradan başımız dik bir şekilde döneceğimizi biliyorum.

Normalde sanatçılar bu tür oylamalara katılmaz. Sanırım bütün adaylar gibi siz de egonuzu bir tarafa bıraktınız.


Evet, bu bir risk. Herhangi bir oylama beklenmedik şekilde kariyerinize zarar verebilir. Bu bağlamda ben oylamalara katılmayan sanatçıları da anlayabiliyorum ve onlara hak veriyorum. Yarışma nasıl bir yarışma, kimler yarışıyor, kimler izliyor bunlar hep çok önemli. Leona Lewis, Nightwish gibi isimlerle yarışıyoruz şu anda. Nightwish’i lise yıllarında dinlerdim, ki onlar kendi elemelerinde HIM’i ve Children of Bodom’u eleyip geldiler. Garip bir his bu. Lisede dinlediğin isimlerle yarışmak... Her zaman egomu bir tarafa bırakmaya çalışıyorum aslında ama hem böyle isimlerle yarışmak hem de ülkeni temsil etmek gibi faktörler bana bu riski gözüm kapalı bir şekilde aldırdı sanırım.


Haadise, Hande Yener, Sagopa, Hayko gibi güçlü rakipleriniz vardı. Bu oylamada birinci olmak sizin için sürpriz miydi? Yoksa böyle bir sonuç bekliyor muydunuz?

- Çok büyük, çok tutkulu ve çok organize bir fan kulübüm var. Bu yüzden benim de şansım var diye düşündüm elbette. Türkiye oylamasından önce bir röportajda şansınız ne kadar diye bir soru sorulmuştu. Beş kişiyiz, yüzde 20 demiştim. Avrupa’nın en sevilen sanatçısı seçiliyor bugünlerde, 20 aday var yanılmıyorsam. Yüzde 5 şansım var. Avrupa’nın en sevilen sanatçısı olabilir miyim bilmiyorum, ama hem yurtiçinde hem de yurtdışında müthiş organize olmuş, en iyi fan kulüplerden birine sahip olduğum kesin. Her üyesine binlerce kez teşekkür ederim. Şu anda her şeyi bir kenara itip deli gibi yarışmaya odaklandıklarını biliyorum. Umarım emekleri boşa gitmeyecek.

verpool’da nasıl bir sahne şovu sergilemeyi düşünüyorsunuz? Hangi şarkıyı seslendireceksiniz?

- "Afili Yalnızlık" çalıyoruz. Sanırım ilk 5’e giren her grup birer şarkı seslendirecek. Bu, grubu veya şarkıcıyı bilmeyen insanlar için "Bakın bu da böyle bir şey" demek gibi... O performans oylanmıyor. Oylama o andan çok önce bitmiş oluyor. Sahne şovu önem vermediğim bir konu değil asla, ama sırf şov yapmalıyım diye düşünüp kendimden dışarı çıkmayacağım. Her konserde nerede ve kaç kişiye çalıyor olursak olalım elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ekip olarak, yine yapacağız. Ama örneğin dansçı kızlar filan olmayacak sahnede, kafalarının üzerinde dönen insanlar olmayacak. YASAKLI KELİME ! olmayacak... Bu tip şovları küçümsediğim için filan böyle konuşmuyorum. O da bir yoldur. İsteyen istediği yolu seçmekte elbette özgür ve o yolu seçenlere de saygı duyuyorum. Ama ben bir gün eğer böyle bir şeyler yapıyor olursam, ki hiç sanmıyorum, o gün ölmüşüm demektir.

MUTLUYKEN ŞARKI YAZAMAM

 MTV Avrupa Müzik Ödülleri için yapılan oylamada da iyi durumda olduğunuz söyleniyor. Oylarınızın tamamı Türk müzikseverlerden mi? Elinizde bu konuya dair bir veri var mı?


- MTV’nin web sitesi periyodik olarak sıralamayı sunuyor. Şu an birinciyiz. İtalya ve İsrail’le çekişiyoruz. Avrupa’daki daha büyük nüfuslu ülkelerin daha küçük nüfuslu ülkelere avantaj sağlamasını önlemek amacıyla farklı bir sistem geliştirilmiş. Bir ülkeden kaç oy alırsanız alın, en çok 22 puan alıyorsunuz. Yani oy sayısına değil ülkelerden alınan puanların toplamına bakılıyor sonuca ulaşmak için. Bir ülkeden 22 puan almak için milyonlarca oya da ihtiyacınız olabilir, bunu az sayıda oyla da başarabilirsiniz. Yani Türkiye’den aldığımız oylar asla birinci olmak için yeterli değil. Bu sadece Türkiye’den gelecek 22 puan demek. Her ülkeden oy yani puan almamız gerekiyor. Şu ana kadar iyi gittik. Fan kulübümün, MTV Türkiye’nin, plak şirketimin ve ekibimin promosyon çalışmaları olumlu yönde yansıdı oylamaya. Yurtdışında yaşayan Türkler çok önemli bir avantaj şu anda. Bir de yabancı dillerde yayımlanan albümleri takip eden bir dinleyici topluluğu var ’World Music Listeners’ diye tabir ettikleri. Bizim esas olarak bu kitleye ulaşmamız çok önemli. Çünkü örneğin İskandinav ülkelerinde yaşayan Türk sayısı oldukça az.


Organize bir hayran kitleniz olmalı...

- İnanamazsınız! Şehir temsilcilikleri bile var... Örneğin Kayseri’de bir ilçede konser veriyoruz, Adana’dan, Gaziantep’ten otobüs kaldırıyorlar. Şartları zorlamaktan da öte yaptıkları şey. Şimdiye kadar nerede konser verirsek verelim, başka şehirlerden gelen fan kulüp üyelerinin bulunmadığı konser neredeyse hiç olmadı. Aday olduğum bütün anketlerde, yarışmalarda beni birinci yaptılar. Çok bilinçli ve çok yapıcılar ayrıca. Bir şarkıcı daha ne isteyebilir ki?



Liverpool’da sahneye çıkmak sizin için ne ifade ediyor?


- Heyecanlı bir tip olduğum düşünülse de genellikle soğukkanlı hareket edebilen biriyim böyle yarışmalarda. Ama itiraf etmeliyim ki, müziğin başkentinde dünyanın en büyükleriyle beraber olmak ve onlara "Afili Yalnızlık" çalmak muhtemelen hayatımın sonuna kadar unutamayacağım bir deneyim olacak. O gece o salonda bulunacak insanların yarısını dinliyorum veya zamanında dinledim. Kim küçükken bir Metallica üyesi olduğunu hayal etmemiştir ki? İyi ki böyle bir hayalim olmuş küçükken ve iyi ki oyuncak sazı alıp ayna önünde Metallica konserleri vermişim!


Niye şarkılarınız bu kadar depresif? Yoksa ’ben buyum’ mu diyorsunuz?



- Neşeli şarkıları pek sevmiyorum dinleyici olarak. 6. Cadde zamanında bir sürü neşeli, hareketli ve majör hareketleri olan şarkı yazdım ama sanırım sıkıldım o tarzdan artık. Bir de mutluluk insana şarkı yazdıran bir olgu değil. Ya da yıllar geçtikçe böyle oluyor. Bir şeye kırılırsanız çok kolay şarkı yazarsınız. Ama mutluysanız gülümsersiniz. Şarkı yazmak aklımın ucundan bile geçmiyor mutluyken.

Normal hayatta nasılsınız? Siz Emre Aydın’ı hangi cümlelerle özetlersiniz?

- Gayet normal bir hayatım var. Standartlarımı yüksek tutmuyorum. Depresif biri değilim ama ortama katıldığında neşe getiren, sürekli espriler yapan tipler vardır ya hiçbir zaman öyle biri de olmadım.

Şarkılarınızda genelde aşk acısı başrolde. Klasik bir soru olacak ama size göre aşk nedir ya da aşkın mutlu hali yok mudur?

- Mutlu aşk yoktur. İnanmıyorum. Tutku yoksa aşk yoktur bence ve bir şey aynı anda hem tutkulu hem de mutlu olamaz. Mazoşist miyiz? Evet öyleyiz.

Yıllardır uyku problemim var


En nefret ettiğiniz özelliğiniz nedir?

Dağınığım, bir de uykumu düzene sokamıyorum yıllardır. Çok önemli bir yerde, çok önemli bir toplantıda esneyebiliyorum istemsiz. Her şeyi denedim, baş edemiyorum bununla.

Bir süper kahraman olsaydınız ilk kimi cezalandırırdınız?

- Kendimden başlardım sanırım.


Hayat felsefenizi hangi sloganla özetlersiniz?

- Hayat, siz olacakları planlarken başınızdan geçenlerdir.


Link; http://www.hurriyet.com.tr/magazin/anasayfa/10247109.asp?gid=222&sz=94590

Çevrimdışı ♥ժξτξรτஅτﻨօด♥

  • ♂ + ♀ = ♥ Burası misal ülkesi masal misali bizler hayal kafilesi...
  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 2021
  • Rep puanı: 207
  • Cinsiyet: Bayan
  • chester XD düzgün ye şunu :D
    • Emre Aydın
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #5 : 02 Kasım 2008, 13:57:46 »
çok teşekkür ederim çok mantıklı cevaplar vermiş tamda emre aydına yakışır cevaplar bence

Linkin________ParkParkPark
Linkin________ParkParkParkPark
Linkin________Park_______Park
Linkin________Park_______Park
Linkin________ParkParkParkPark
Linkin________ParkParkPark
Linkin________Park
Linkin________Park
LinkinLinkin___Park
LinkinLinkin___Park



Çevrimdışı yyaress

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 5365
  • Rep puanı: 4
  • Cinsiyet: Bayan
    • Emre Aydın
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #6 : 02 Kasım 2008, 22:59:50 »
Dream Dergisi'nin Kasım 08 sayısında emreaydın'ın iki sayfalık röportajı,posteri ve küçük bir yapıştırması bulunmakta... Buyrun röportaj:

"Afili Yalnızlık" 'ın üzerinden iki yıl ve yüzlerce konser geçtikten sonra tekrar Emre Aydın'layız.Büyük yaygara koparan çıkışı,Şebnem Dönmez'li,orijinal hikayeli klipleri,Türkiye'nin dört bir yanını dolaştığı konser turnelerinin ardından fırtına şimdilik dinmişe benziyor.Şimdiki durumu ise "fırtına öncesi sessizlik" olarak yorumlamak daha doğru olacak.Şubat ayında çıkarmayı düşündüğü ikinci albüm için günlerini stüdyoda geçiren Emre Aydın'ın aklı fikri yine müzikte.Yeni albümün ilk tüyolarını kendi ağzından dinlerken bir yandan da kurcalayarak "Afili Yalnızlık" 'ı çekiştiriyoruz.

En çok merak edilen mevzuyla başlayalım...Malum yeni albümün çıkış tarihi...

Bir aksilik olmazsa şubat ayında çıkarmayı düşünüyoruz.Elimde olmayan sebeplerden dolayı sarkabiliyor,o yüzden kesin konuşmamak lazım.Ama en azından şubata yetişecek gibi çalışıyoruz.Yaz turnesi öncesi başlamıştık çalışmalara.Hala da stüdyoda kayıtlar devam ediyor.Şu ana kadar beş altı parça kaydettik.Her şey gayet istediğim gibi gidiyor diyebilirim.Albüm çalışmaları hızlanınca konserlere de ara verdik bu aralar.

İkinci albümden,kendi beklentilerin neler?

Estetik kaygılarım vardı başlamadan önce.Birinci albümden aşağı kalır bir şey olmaması gerekiyordu.Çok şükür olmayacak gibi de...Daha modern bir ses hakim ikinci albüme."Afili Yalnızlık" çıkar çıkmaz ikinci albümü düşünmeye başladım.Nasıl bir konsept yapabileceğimi,neler deneyebileceğimi düşündüm durdum.İki yıl öncesinden karar verdim aslında ikinci albümün konseptine."Efkar" müziğinin ağırlıkta olduğu bir konsept yaratmaya karar verdim.Bizim bildiğimiz sözel anlamda değil müzikal anlamda efkar teması kas ettiğim benim.İçinde ney ve kaval barındıran,biraz o taraf,biraz bu taraflara ait bir müzik.

Müzikteki efkar temasını biraz açalım mı?

Yasmin Levi'den çok etkilendim bu konuda.İspanya'da yaşamış,içinde hem Ortadoğu,hem İspanyol hem de Türk ezgileri bulunduran şahane bir albüm yapmış.Bu tarz ezgilerin harmanlanışı ortaya hem tanıdık hem de farklı ve keyifli bir şey çıkartıyor.Alternatif müzik adamıyım ben.Hem müzisyen hem dinleyici olarak.Bu bahsettiğim Anadolu rock'ını anımsatan bir şey.Ney ve kaval sesleriyle kendi müziğimi harmanladığım bir tema oldu bu bahsettiğim efkar müziği.Bu çok ince bir çizgi aslında!İki sound arasında dengeyi iyi kurmak lazım.Gripin'den Arda ve İlker,Vega'dan Tuğrul'la beraber çalışıyorum bu albümde.Tam da istediğimiz tatta,dengede bir sound çıktı ortaya.En önemli nokta ise,ilk albümdeki samimiyeti bu albümde de koruyabilmek.

Bu anlamda bir risk taşıyor mu sence yeni albüm?

Taşıyor tabii.Ama birinci albümü seven birisinin,yeni albümde "Bu adam ne yapmış böyle?" şeklinde afallayacağını zannetmiyorum."Afili Yalnızlık" 'ta o konsepti,o soundu yapmışım zaten.Bu albümde yine ona yakın bir şey yapsam kendimi tekrar etmiş olurdum.

Yeni albüm hazırlığı sırasında etkilendiğin,ilham aldığın bir müzik ya da isim oldu mu?

Dünya'da ne olup bittiğini,kimin ne çaldığını takip ediyorsun tabii.Bu konuda Vega'dan Tuğrul'un inanılmaz katkısı oldu.İngiltere'nin ufak bir kasabasından kimsenin haberi bile olmadığı bir grup keşfeder ve neyi nasıl çaldıklarını araştırır.Ben de bakarım.Portishead ve Air'in son albümlerini dinledim.Ama farklı bir kulakla,etüt ederek dinliyorsun bu sefer.

Kendini tekrar etmek demişken,ilk albümün "yalnızlık" teması üzerine kurulu olması,tüm şarkıların bir şekilde iç içe geçmesi bir yerden dezavantaj yarattı mı?

Yarattı tabii.Dinleyici bir tüketicidir aynı zamanda.Benzer şeyler daha çabuk tüketilir.Bir albümde şarkılar birbirinin aynıysa bir yerden sonra bıkkınlık hissi verir tabii."Afili Yalnızlık" 'ı yaparken bu ihtimali de hesaba kattım tabii.Şarkılar aynı anlatmıyordu aslında.Albüm yalnızlık teması üzerine kurulu ve her şarkı bu temanın bir alt başlığı gibi şekillendi.

Belki de bu yüzden bir şarkıyı dinlerken aklımıza diğeri geldiği,hatta kimi zaman şarkıları karıştırdığımız bile olmuştur.


Bunu özellikle yaptım zaten.Dediğim gibi tüm şarkılar,belli bir hikayeyi anlatma üzerine kurulu.Hepsi bir bütünün parçası!Pazarlama açısından bakarsan,büyük bir hata aslında.Ama böyle yapmak istedim ve yaptım.

Tek albümü olan bir isme göre iki yıl boyunca rekor sayıda konser vermiş olman dikkat çekici.

Birebir iletişim kurmak çok önemli bir şey.Sahne bu işin hem en keyifli kısmı hem de iletişim kurabilmenizin en sağlıklı yolu.Anadolu'nun tüm şehirlerine hiçbir maddi beklenti olmadan gittim.Sebebi ise hem yaptığım müziği paylaşma isteğinin bana hakim olması hem de Türkiye'nin sadece belli başlı şehirlerden ibaret olmadığını hatırlatmak istedim.Sorumluluk hissediyormuşum gibi geldi bana.Yapmam gereken bir şeydi zaten diye düşünüyorum.

Neler kattı bu konserler sana?

Çok şey.İşin güzel yani sadece müzikal anlamla kısıtlı değil  bana kattıkları.Kahramanlık hikayesi anlatmak yersiz olur ama çok insan da yapmaz.Güneydoğu'da şehirler arası yolculuk yaptık.Yolda başımıza gelenler de cabası.Ama sahneye çıktığınız an yaşadığınız tüm zorlukları,sıkıntıları unutuyorsunuz.

"Afili Yalnızlık" 'ın çıkışı bir pazarlama harikası olarak dursa da sonrasında gelen konserler,çalışmalar,ortaya çıkan işin sadece pazarlamadan ibaret olmadığını gösterdi.Bu anlamda bu kadar çok sayıda konserin sebebi bir şeyler kanıtlama çabası mıydı?

Pazarlama konusunu gayet bilinçli yaptık.Albümün lanse ediliş biçimi,ilk üç klipte Şebnem Dönmez'in oynaması,sondan başa doğru kısa film tadında belirli bir hikayenin anlatılması ve benim görünmemem...Tüm bunlar planlanmış projelerdi tabii.Sonucunda ortaya gayet orijinal bir şey çıktı.Sektörde bu kadar fazla isim varken,farklılaşarak diğerlerinin arasından bir şekilde sıyılmak gerekirdi.Çok sayıda konser konusu ise bir şeyleri kanıtlamak için değildi aslında.Zaten yapmak istediğim bir şeydi.

Bu pazarlama konusu içine sindi mi peki?

Şimdi tabii ki.Müzisyenlerin genelde "Müziğimi yaparım,gerisiyle ilgilenmem." gibisinden bir tavrı vardır.Ortada olan bir sektör,bir pazar var.Albümün bandrollendiği an bu sektörün bir parçasısın demektir.Sen de bu pazarda yer alıyorsundur artık.Bu durumdan rahatsız olanın albümünü satışa sunmaması,müziğini de kendi başına evde yapması gerekir."Müziğimin bir ürün gibi pazarlanıp insanlara sunulmasından rahatsız oluyorum" gibisinden söylemleri pek samimi bulmuyorum.O zaman albüm çıkarma,şarkılarını internete koy.

"Afili Yalnızlık" sonrası şarkı istemek için kapını çalan pek çok müzisyen ismi duyduk.Başka birinin senin şarkılarını söyleme fikrine sıcak bakıyor musun?

Hali hazırda olan bir şarkımı başka bir müzisyen söylemek isterse...Bilemiyorum.Müzisyenine bağlı sanırım.Vereceğim en fazla on müzisyen vardır herhalde.Bunun dışında oturup birinin söylemesi için sipariş şarkı yazmam.






Poster:



Yapıştırma:



*Dergi'nin fiyatı 4 ytl... ;)

Çevrimdışı Ad0rAbl€

  • Acemi Üye
  • **
  • Mesaj sayısı: 152
  • Rep puanı: 1
  • Cinsiyet: Bayan
  • I$Ikl@ k@l v€ S@kIN d€ğİ$m€
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #7 : 03 Kasım 2008, 17:19:04 »
Trendy Dergisi / 3-9 Kasım 2008 Sayısı

6 Kasım tarihinde Liverpool'da gerçekleşecek olan MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde ülkemizi temsil eden Emre Aydın ,buradaki oylamada da yarışı önde götürerek herkesi büyük ödül için heyecanlandırıyor. Danimarka, İspanya, İngiltere, Norveç, Finlandiya gibi toplam 20 ülkenin en iyi isimleriyle temsil ettiği bu yarışmada oylama tüm hızıyla devam ediyor.
                                     
Oylama ve son durum için:
http://ema.mtv.com.tr/vokal/#__local.


Oylama bitti arkadaşlar.
νє ѕσηυη∂α αѕℓαη кυzυуα αşıк σℓυя
*▓▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▒▓*
*▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓*
*▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓*
*▓▓▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▒▒▒▒▓*..
*▓▓▒▓▓▓▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓▓▒▓*
*▓▓▒▓▓▓▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▒▓*
*▓▓▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▒▓*
*▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Çevrimdışı Ad0rAbl€

  • Acemi Üye
  • **
  • Mesaj sayısı: 152
  • Rep puanı: 1
  • Cinsiyet: Bayan
  • I$Ikl@ k@l v€ S@kIN d€ğİ$m€
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #8 : 03 Kasım 2008, 18:12:57 »
ya hemen almam lazım ama şimdi 4 ytl bulmam lazım hemen
νє ѕσηυη∂α αѕℓαη кυzυуα αşıк σℓυя
*▓▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▒▓*
*▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓*
*▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓*
*▓▓▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▒▒▒▒▓*..
*▓▓▒▓▓▓▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▓▓▓▒▓*
*▓▓▒▓▓▓▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▒▓▓▓▒▓*
*▓▓▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▓▓▒▒▒▒▒▓*
*▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓▓

Çevrimdışı yyaress

  • Moderatör Adayı
  • *****
  • Mesaj sayısı: 5365
  • Rep puanı: 4
  • Cinsiyet: Bayan
    • Emre Aydın
Emre Aydın Kasım 2008 Röportajları
« Yanıtla #9 : 03 Kasım 2008, 20:34:20 »
Emre Aydın hakkında şu yazı trendy dergisinin 309. sayısında bulunmaktadır;

Emre'yi Kim Desteklemiyor?

Emre Aydın'ı ilk olarak İzmir'deki Fanta Gençlik Festivalinde tanıdım.Beyaz,Sertab Erener ve Emre'yle birlikte basın mensupları olarak yemek yedik.Hatta Emre bu organizasyondan haberdar olmadığı için karnını doyurup gelmişti.Bu arada bu yemeğin öncesinde biz gazeteci kızlar, "Beyaz şuraya oturur,Emre buraya oturur" şeklinde yorumlar yapıyorduk!Bütün kalbimle şunu söylüyorum ki;özellikle bir gazeteci arkadaşımın yanında oturmasını istediğim Beyazıt Öztürk gele gele geldi ve tamda benim karşıma oturdu!Emre solumda,Sertab sağ çaprazımda derken birden yemeğin en şanslısı ben oluverdim.

   O yemekte tanıdım ve çok sevdim Emre'yi ben.İnsan bu kadar sessiz sakin ve kendi halinde olabilir mi!Aynı günün akşamı birde konserine gittim."İzmir'i coşturdu" desem yeridir!Bu sessiz sakin insan, onca kişiyi bir müzik seline kattı götürdü.Bana İzmirde albüm öncesi son bir röportaj sözü veren Emre,İstanbul'da sözünü tuttu ve sizlerinde bildiği gibi geçtiğimiz sayılarda yayımladık röportajını.Şimdi bazı arkadaşlardan bize mail geliyor:

"Emre'yi MTV için neden dersteklemiyorsunuz" diye.

Ekip olarak Emre'yi severken onu desteklememek gibi bir şey mümkün olabilir mi?

Ama bizden gazetedeki gibi günü gününe haber bekleyen varsa hemen onları bilgilendirmek isterim.Biz haftalık bir dergiyiz.Röportaj ağırlıklı çalışıyoruz.Kesin tarih verebileceğimiz haberleri ancak vakit varsa yayımlayabiliyoruz.Bunu dikkate almanızı rica ediyor,hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.

Ayrıca yarışmadaki diğer finalistlere şunu söylemek istiyorum;[/size]

"EN BÜYÜK EMRE BAŞKA BÜYÜK YOOOK!"