İçindeki gizli o yerden, o şeyleri çıkarabilmek için yağmurlu havada kapıya dayanmış bir kedi misali oldu gelişim bu sefer... Sanki içimde tutamadığım bu anlamsız mutluluğu illa sana söyleme gereği duyuyorum. Nispet edermişçesine, sanki kıskandırıyormuş gibi.. Ama bir de şu var ki, mutluluğa gelen uğur sensin, ne yüzle kıskandırabilirim ki sana müteşekkirken ?
Sıkça ikilemlerde kaldığım bir dönem... Bazen içinden tek başına çıkamadığım, ama uzanan ellerin çokça olduğu , yani bir şekilde güzel başladığını belli eden bir dönemden geçiyorum.. Bazen pollyanna gibi hissederken kendimi, bazen de inan diyorum. Sanki çok mu zor, imkansız bir şey... Hep aynı çizgide gitmiyoruz ki hayat yolunda... Sen varsan hele...
Hala kimileri için gizemli olarak kalsanda, soru işaretli dursan da bir yerlerde, o onların eksikliğinden kaynaklanıyor bence. bana göre açıklaması bu bunun yani.. Sahtelikler içinde yüzerken arada boğulup gerçeklik denizine atanlardanız biz ne de olsa...
Nasır tutmuş parmak gibi acıyor kalbim artık seni özlediğini dillendirirken..
Hep aynı hengamede dönüyor döngü.. Sıkılmadım değil bundan..
Bir şekilde seni seviyorum, ulaşamasam da dile getiriyorum ya bazı şeyleri.. Bir nebze de olsa tatmin ediyor bu beni...
Bitmek bilmeyen bekleyişimiz özleminle ahbap olmuş artık, geçen saatleri keyiflendirmeye bakıyor. her ne kadar beceremeselerde..
Seviliyor ve özleniyorsun be abi... bekliyoruz yine biz, her zamanki gibi, her zamanki yerde, olduğu yerde...